Fulya AYSEL SARPAŞ

10/10
·179 syf.··
2026 34. kitabı
Bazı kitaplar kapısını size hafifçe aralar, bazıları ise ilk sayfadan itibaren sizi o dünyanın içine çeker ve bittiğinde bile kalbinizin bir köşesinde yaşamaya devam eder. ilk sayfasından son sayfasına kadar içimi titreten, son zamanlarda okuduğum en sarsıcı, en dokunaklı romanı sizinle paylaşmak için sabırsızlanıyorum: "O Benim Abim". Herkesin parıltısına, lüksüne, tatil neşesine aldandığı Bodrum’un o ışıltılı maskesini tamamen indirin. Arkasında, 12 yaşında yapayalnız kalan, öz akrabaları tarafından ihanete uğrayıp sokağa atılan küçük Olgu’nun hayatta kalma çığlığı var. Ancak bu hikaye sadece acılardan ibaret değil; bu hikaye karanlığın ortasında parlayan muazzam bir umudun hikayesi. Sokaklarda yönünü kaybetmiş bir çocuğun, karşısına çıkan Görkem, Kaan ve Benal ile kurduğu o muazzam koruma kalkanı... Sayfaları çevirirken kendime sürekli şu soruyu sordum: “Bizi aile yapan şey gerçekten damarlarımızdaki kan mı, yoksa birbirimiz için neleri göze alabildiğimiz mi?” İntikamın, adaletin, tehlikeli sokak oyunlarının ve en önemlisi de koşulsuz sadakatin iç içe geçtiği bu roman, beni kelimenin tam anlamıyla büyüledi. İçindeki aksiyon ritmi bir an bile düşmezken, karakterlerin birbirine tutunma çabası gözlerimi doldurdu. Eğer bu ara sizi derinden etkileyecek, kalbinize dokunurken merak duygusunu da zirvede tutacak gerçek bir hikaye arıyorsanız, "O Benim Abim"e mutlaka şans verin. Bu kitaba kalbinizi bırakacaksınız, kefilim.
O Benim AbimKaan Koç · Kent Kitap · 202657 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅

Fulya AYSEL SARPAŞ

, bir kitap okudu
10/10
·179 syf.··
2026 34. kitabı
Kaan Koç
9.1/10 · 57 okunma
10/10
·254 syf.··
Beğendi
·
2026 33. kitabı
Zihnin derinliklerinde bir yer: Yokluk Ülkesi... Bugün size son zamanlarda okurken kelimenin tam anlamıyla büyülendiğim, her satırını hissettiğim muazzam bir kitaptan bahsedeceğim. Petrikor, uzun zamandır okuduğum en özgün ve bana en büyük keyfi veren hikayelerden biri oldu. Konusunu o kadar çok sevdim, o derin atmosferin içinde kaybolmaktan o kadar büyük bir haz aldım ki, bittiğinde bile zihnimi kurcalamaya devam ediyor.  Peki nedir Petrikor'un bu kadar sevdiren konusu? Bu hikayede büyük, gürültülü olaylar yok; tamamen saf hisler ve muazzam bir psikolojik analiz var. En sıra dışı kısmı ise hikayedeki karakterlerin isimlerinin olmaması! Yazar bize sadece bir Adam ve bir Kadın sunuyor; öyle ki hissettiğiniz yere kendi isminizi yazın, kendinizi onların yerine koyun istiyor. Bir yanda duygularını gururunun arkasına saklayan bir kadın, diğer yanda onun en küçük hareketini bile ezbere bilen ince düşünceli bir adam... Aralarındaki bağ, kelimelerden çok suskunluklarda büyüyor.  Ama kurguyu benim için asıl unutulmaz kılan şey, yazarın bölümler arasına serpiştirdiği o şahane gezegen metaforları oldu. Gökyüzünde birbirine yaklaşması tehlikeli olan, aralarındaki çekim ve dengelerle adeta bir kadın-erkek ilişkisini andıran iki gizemli gezegen var: Oasis ve Lapis... Gökyüzünde Lapis ve Oasis neyse, yeryüzünde o isimsiz Adam ve Kadın da tam olarak o. Hepsinin ortak kesişim noktası ise petrikor; yani o yağmurun toprağa kavuştuğu ilk anın kokusu, ruhun temizlenme hissi...  İnsanın kendi içindeki karmaşayı, zihninde yarattığı gezegenleri ve suskunlukla kurulan bağları okumak bana tarifsiz bir okuma keyfi yaşattı. Sıradan bir aşk romanından çok daha fazlası; adeta ruhsal bir keşif yolculuğu. 
PetrikorJonah Axon · Limera Yayınları · 202669 okunma
Puan vermedi·424 syf.··
2026 32. kitabı
Beni yakından tanıyanlar iyi bilir; içinde gizem, suç, adalet sorgulaması ve ters köşeler barındıran o tekinsiz hikayelere karşı inanılmaz bir zaafım var. Hamdi Koç’un kaleme aldığı Zarar Vereceksin, bir romandan bekleyeceğiniz her şeye sahip: Kusursuz bir tempo, sürekli diri kalan bir merak unsuru ve insanı sayfaları hızla çevirmeye zorlayan o karanlık atmosfer... Hikaye, gücün ve yozlaşmanın ortasında kalan Mesut Akarsu’nun adalet arayışını ve hayatta kalmak için suçun o acımasız "ana dilini" öğrenmek zorunda kalışını anlatıyor. Yazarın o alaycı, sert ama bir o kadar da sürükleyici diline kelimenin tam anlamıyla b-a-y-ı-l-d-ı-m! Karakterlerin dünyası ve olayların çözülüş şekli beni hikayenin içine öyle bir hapsetti ki, kitabı elimden bırakamadım. Eğer siz de benim gibi sayfalar arasında iz sürmeyi, gizemi iliklerine kadar hissetmeyi ve ters köşelerle şoke olmayı seviyorsanız, bu kitaba kütüphanenizde mutlaka yer açın.
Zarar VereceksinHamdi Koç · Doğan Kitap · 202630 okunma