İLKAY BAŞDAĞ

İLKAY BAŞDAĞ
@Ocenmrcl
𝐾𝑖𝑡𝑎𝑝, 𝑠𝑎𝑔̆𝑖𝑟𝑙𝑎𝑟𝑎 𝑠𝑒𝑠𝑙𝑒𝑛𝑒𝑛 𝑑𝑖𝑙𝑠𝑖𝑧 𝑑𝑜𝑠𝑡𝑙𝑎𝑟𝑑𝑖𝑟. instagram.com/moonblog02
10/10
·179 syf.··
Beğendi
·
2026 10. kitabı
Herkese merhabalar Kitabın Adı: O Benim Abim Yazar: Kaan Koç Sayfa Sayısı: 179 @y.kaan.koc Öncelikle sevgili yazarımın emeğine, yüreğine sağlık. Kalemini o kadar severek okudum ki gerçekten her satırı ayrı bir ders niteliğindeydi. Heyecan dolu, saygının ve sevginin olduğu; kavganın çözüm olmadığını ama insanın kendi adaletini bulmaya çalıştığı bir düzeni anlatan çok güzel bir hikâyeydi. @gldn_okuyor Bununla birlikte hepimizin heyecanla okuduğu bu kitap için tekrar emeğinize sağlık. İyi ki denk geldik, iyi ki benim de okuma fırsatım oldu. Çok teşekkür ederim. @kentkitap Yayınevine de ayrıca teşekkür etmek istiyorum. Baskısı gerçekten çok güzeldi. Yazım kuralları biz okurlar için çok önemli ve kitap bu konuda oldukça özenliydi. Yazı puntosu gözü yormuyor, sayfalar çok rahat okunuyor. Her satırı ayrı güzeldi, emeğinize sağlık. Benim yorumuma gelecek olursak; Okurken sayfaların nasıl geçtiğini gerçekten anlamadım. O kadar güzel bağlandım ki kitabı bırakmak istemedim. Yazı puntosu gözü yormuyor ve oldukça akıcı bir anlatımı var. Okurken kendimi kitabın içinde hissettim; bazen abiler oldum, bazen ablalar oldum, bazen de o evin içinde yaşayan biri gibi hissettim. Karakterleri sanki gözümde canlandırıyormuşum gibi oldu. Açıkçası bir kitabı hissederek okumak bambaşka bir duygu. Spoilersız kitap yorumu: Kitaba başladığınızda bir günde bitirebileceğiniz kadar akıcı bir kitap. Bodrum’da geçen sıcacık bir aile hikâyesi diyebilirim. Sıcak sokakları, esnafları, küçük bir kasabanın samimi insanları ve aralarındaki güçlü bağları anlatan içten bir hikâye. Hikâyede 12 yaşında Olgun adında bir çocuk var. Olgun çok küçük yaşta annesini ve babasını kaybetmiştir. Ancak annesi ve babasının başına gelenlerin kaza mı yoksa başka bir şey mi olduğu tam olarak bilinmemektedir. Bu durum da
O Benim AbimKaan Koç · Kent Kitap · 202657 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
10/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2026 9. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 24 Şubat 2026 16:03
Herkese merhabalar Beraber okuduğumuz kitaptan bahsedeceğim. Aslında daha önce ben başlamıştım ama sanırım yarım bırakmışım. İyi ki de bırakmışım diyorum şimdi; çünkü bu sefer çok daha güzel ve keyifli ilerledi. Şöyle söylemek isterim: İlk 50 sayfaya kadar biraz yavaş ilerliyor, fakat lütfen bırakmayın. Çünkü asıl olaylar sonradan gerçekleşiyor. Neler oluyor bir bilseniz… Sorguladığınız, kızdığınız kısımların ardında bambaşka sebepler yatıyor. Aslında bakılırsa mesele sadece bir “çocuk” değil. Onu eğiten kişi, tutkuları, kendini inandırmaya çalışması… Her şey bununla bağlantılı. Evet, korku unsurları vardı; hissettim. Ama sanki iki kişinin iç dünyasını, duygularını ve sezgilerini ayrı ayrı incelemiş gibi oldum. Yaratıcıdan dinlemekle canavardan dinlemek arasında çok güçlü bir bağ vardı. Biri gerçekleştirmek istediği şeyin peşinden giderken, diğeri yalnızca sıcak bir yuva, başını okşayacak bir el ve öğrenmesi gereken duyguların peşindeydi. Bu duygulardan mahrum bırakılan birinin zamanla canavara dönüşmesi sizce de normal değil mi? Çok duygulandığım yerler oldu. Sürekli “Neden?” dedim. Yaptığı bir şeyin sorumluluğunu almamak için başkasına yüklenmesi… İnsanların, onu tanımaya fırsat vermeden korkup kaçması… Bunun sebebi kimdi? Okurken çok yoğun duygular yaşayacağınıza eminim. Yazarımız Mary Shelley kalemini o kadar sade ve etkileyici kullanmış ki gerçekten kitabın içinde, o dünyaya konuk olmuş gibi hissettim. Bu eser yalnızca bir korku romanı değil; sorumluluk, vicdan, yalnızlık ve ötekileştirme üzerine derin bir sorgulama. Asıl “canavarın” kim olduğu sorusunu sürekli düşündürüyor. Yaratmak kadar, yarattığının sorumluluğunu almanın da ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. Okurken hem kızacak hem üzülecek hem de empati kuracaksınız. Ve belki de en çok, anlaşılmamış
FrankensteinMary Shelley · İthaki Yayınları · 202121,7bin okunma
10/10
·122 syf.··
Beğendi
·
2026 8. kitabı
Herkese merhabalar Uzun zaman önce aldığım ama uygulamak için ancak şimdi hazır hissettiğim bir kitaptan bahsetmek istiyorum: Dört Anlaşma – yazarı Don Miguel Ruiz. Bu kitap bize teori değil, hayatın içinde uygulayabileceğimiz dört basit ama dönüştürücü anlaşma sunuyor. Hayatımız boyunca başkalarının isteklerine göre ödüllendirildik ya da cezalandırıldık. Herkesi memnun etmeye çalışırken kendimizi unuttuk. Şimdi durup kendimize dönme zamanı. Kullandığın sözcükleri özenle seç Kendimize söylediğimiz her söz bizi biz yapar. İçimizde sürekli konuşan bir “yargıç” vardır ve çoğu zaman bizi olumsuza çeker. Ama sen o sese teslim olmak zorunda değilsin. Sözcüklerinle kendini yücelt. “Yapabilirim”, “değerliyim”, “güzelim” demekten çekinme. Bedenine ve ruhuna güven. Hiçbir şeyi kişisel algılama Günümüzde en çok yaptığımız şey bu. Birinin söylediği sözü hemen üzerimize alıyoruz. Oysa karşındaki insanın davranışı onun dünyasıyla ilgilidir, senin değerinle değil. Kitaptaki örnek gibi: Küçük bir çocuk evde şarkı söylerken annesi “Sesinin ne kadar kötü olduğunu görmüyor musun?” der. Çocuk büyüyene kadar şarkı söylemekten kaçınır. Ta ki biri ona “Sesin ne kadar güzel” diyene kadar… Bir cümleyle inanç yaratılır, bir cümleyle o büyü bozulur. İnsanlar ne giydiğimize, nasıl göründüğümüze de karışır. Ama sen bedenini ve ruhunu seviyorsan, başkasının yargısını kabul etmek zorunda değilsin. Varsayımda bulunma Gün içinde sürekli varsayım yapıyoruz. Bir mesaj geç cevaplanınca, bir teklif reddedilince hemen kendimizi suçluyoruz. “Demek ki yeterince iyi değilim” diyoruz. Oysa gerçek şu: Sorunun cevabını sormadan bilemezsin. Varsayımlar zihnin kurduğu hikâyelerdir. Cesur ol, sor, netlik iste. Reddedilmek senin değersiz olduğun anlamına gelmez. Daima yapabildiğinin en iyisini
Dört AnlaşmaDon Miguel Ruiz · Ötesi Yayıncılık · 202316,2bin okunma
10/10
·162 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
Merhabalar arkadaşlar Size mükemmel bir kitap önerisiyle geldim ki bayılacaksınız, eminim! @serion012 Yazarım o kadar güzel yazmışsınız ki… Okurken her satırını hissettim, yaşadım. Sanki sadece bir kitabı okumadım; benim dünyamla kitabın dünyası iç içe geçti. Karakterlerle birlikte ben de yaşadım, ben de hissettim diyebilirim. Emeğinize, yüreğinize sağlık gerçekten. @sinemin_kitaplari Kızlarla beraber okuduğumuz için ayrıca çok mutluyum Birlikte aynı duyguları paylaşmak, aynı yerlerde heyecanlanmak çok kıymetliydi. Vesile olan canım arkadaşıma da çok ama çok teşekkür ederim, iyi ki yollarımız bu kitapta kesişmiş. @doayayinlari ‍ Ve tabii ki yayın evinin emeğine, yüreğine sağlık… O kadar özenli, içten ve güzel bir basım olmuş ki insan kitabı eline alınca bile ayrı mutlu oluyor. Her detayında emek var, hissediliyor. Benim için hem kalbime hem kitaplığıma iz bırakan bir eser oldu Fantastik kurgularla aram çok sık değildir ama bazı kitaplar vardır, sizi kendi dünyasına sessizce çeker… Bu da onlardan biri oldu benim için. Tek bir gözden değil, farklı hayatların içinden akan bir anlatım vardı ve bu çok hoşuma gitti. Her hikâyede başka bir pencere açıldı sanki. Bazı satırlarda kendimi bir sırrın eşiğinde buldum, bazılarında ise iyilikle kötülüğün ince çizgisinde yürüdüm. Okurken sadece olayları değil, duyguların ağırlığını da hissettim. Özellikle bazı hikâyeler uzun süre aklımda kalacak gibi. Bu kitap bana şunu hatırlattı: Bazen hakikat tek bir yerden bakınca görünmez, parçalar birleşince anlam kazanır. Eğer farklı dünyalara kısa ama etkili yolculuklar yapmak isterseniz, bu evrene bir kapı aralayabilirsiniz. Ben okurken kendimi sessiz bir gözlemci gibi hissettim… Belki siz de öyle hissedersiniz.
Arcven EfsaneleriSerion · DOA Yayınları · 202515 okunma
10/10
·270 syf.··
Beğendi
·
2025 13. kitabı
DİKKAT: KİTAP YETİŞKİNLERE YÖNELİKTİR! Öncelikle belirtmeliyim ki bu kitap tamamen yetişkin okurlar için yazılmıştır. Lütfen bu detayı göz önünde bulundurun! Ve işte beklenen o sürükleyici kitapla geldim! Yazarımız @ademnoah9_romanyazar tam 6 kitabı var ve ben hepsini incelemek için sabırsızlanıyorum! Benimle hangi kitaptan başlamam gerektiğini konuşarak karar verdiği için yazara ayrıca teşekkür ederim Kaleminize, emeğinize sağlık! Önemli bir not: ROMANDA ANLATILANLAR TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR. GERÇEK KİŞİ VE KURUMLARLA HİÇBİR İLİŞKİSİ YOKTUR. Kitabın konusuna gelirsek… Bilim kurgu , paranormal olaylar , araştırmalar , inançlar ve daha neler neler! İlk defa bu tarzda bir kitap okudum ama ne hüsrana uğradım ne de hayal kırıklığı yaşadım. Aksine her bölümde adeta gezdim, karakterlerle birlikte tepki verdim, mimiklerine kadar hissettim! Gerçekten iyi bir kitap, iyi bir okuyucuyu içine çeker… işte ben tam da bunu yaşadım! Kitap Yorumu: Kendinizi bir profesör olarak bir mağaranın içinde buluyorsunuz… Ve bu mağarada yer alan duvar resimleri… henüz dünya bile oluşmamışken çizilmiş gibi! Bir yanda silik bir yüz, diğer yanda acıyı simgeleyen çizimler… Ortada iki yumurta ve işte her şey tam da bu noktada başlıyor! Acaba o yumurtalar başka bir alemin kapısı mı? Ruhların olduğu evrenler, bilim insanlarının gizli görevleri, adı Donald olan esrarengiz bir adam… Elektrik telleriyle çevrili, soğuk, izole bir bölgede kapatılan bilim insanları ve onların üzerindeki kontrol… Ve bu gizemin ortasında ortaya çıkan sarı güllü bir bitki — ekolojik yapıya hiç uymayan bir mucize gibi.
Antarktika’nın SırrıAdem Noah · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 202515 okunma