Kadercilik genel anlamda insanların hayatlarını kontrol altında tutmak ve
yönetmek için çaba harcamayarak kendilerini olaların akışına bırakması demektir. kader inancı ile kadercilik anlayışı aynı şey değildir. kadercilik anlayışına göre, başa gelecekler önceden bellidir ve olacağa çare yoktur, kişisel kontrole bağlı değildir.
''Kader inancı ne peki Yakup Bey?''--
''Kadere inanan bir insan olarak ben, içinde bulunduğum durumda seçimlerimi özenle yaparım, elimden gelenin en iyisini yapmaya gayret ederim, en nihayetinde ortaya çıkan sonucu anlar, üzerinde düşünür, uğraşmaya devam ederim, ama istediğim gibi olmadı diye kendimi öldürmem, tevekkül sahibiyimdir.''
''Ne demek tevekkül sahibi olmak?''
''Yani kendi gücümün yetişemediği, denetimim dışında şeyler olduğunu bilirim ve onları değiştiremediğim için kendimi hırpalamam. Bu anlamda elimden gelenin en iyisini yaparak kaderimi oluşturacağımı bilirim. ''Kadercilik anlayışında ise şöyle düşünürüm; ''Ben ne yaparsam yapayım, ne olacağı evvelden belirlenmiştir, hiç uğraşmama gerek yok. O nedenle Allah bana ne vermişse onunla yetinirim, fazlası veya farklı bir şeyi istemem. Allah benim seçimlerimin ötesinde, benim kaderimi zaten tanımlamış ve belirlemiştir.''
'' Gerçekten de ikisi arasında önemli bir fark var Yakup Bey.''
''Timur Bey, ben şöyle diyorum: kadere inananlar çalışkan, kaderciler tembel olur. Ayrıca, kadere inananlar kendi yaşamlarından sorumluluk alır, kaderciler hiçbir şeyden sorumluluk almaz.''
yazgı değiştirilemez, o halde kadere teslim olmak gerekir. bu anlayışta başarı ve Gelişmemiş, hasta bireyler gibi, hasta toplumlarda da çözüme götürmeyen bazı davranışları tekrar edecek ve ortaya çıkan sonuçları komplo teorileriyle açıklayacak, kendilerine hiç sorumluluk almadan başkalarını suçlayacaktır. ya da
Bilgisayara yüklenen programlar gibi, kültür de hiç farkına varılmadan doğumdan itibaren çocuklara yüklenir ve bu yükleme işi ömür boyu devam eder-
Kültür robotu tarafınız kendi programlarını korumak ve kaybetmemek için sizi hüzünlendirecek, kaygılandıracak, öfkelendirecek. ama özgürlüğün taze havasını almaya başlayan içinizdeki öz coşkulanacak. Bu mücadele ömür boyu devam eder. içimizdeki özgürlük, tek hamlede kazanılmış bir savaşın sonucu değildir.
Kültür robotu aileler, kültür robotu bireyler üretirler ve onlar yeniden kültür robotu aileler kurarlar. Toplum ailesiyle, okullarıyla, komşuluk ve iş ilişkileriyle kültür robotu üreten büyük bir imalathane gibi iş görür, bir açık hava hapishanesi gibi olur.