Okuduğum ilk Oğuz Atay eseri olmadığından yarıda bırakmadım romanı, sizin ilk olacaksa da kesinlikle bırakmamanızı öneririm.
Atay'ın ciddi meseleleri alay silahıyla maskelemeyi seven ve bunu oldukça iyi başaran bir yazar olduğunu, burda Hikmetle yorula üzüle, üzerine gülümsemeyi aksatmadığınız anlarda daha iyi anlayacaksınızdır.
Eşi Sevgiden ayrılıp, içinde Nurhayat Hanım, (dul kadın) Hüsamettin Tambay'ın (emekli Albay) da yaşadığı gecekonduya (3 katlı ahşap ev) taşınmasıyla akmaktadır roman.
Hikmet, hayatta kim olduğunu, var olabilmek ve bunu sürdürebilmek için ne yapması gerektiğini Albayı ile yazdığı oyunlarda bulup anlamaya çalışır ya da kendini buna inandırıp sonunu içten içe bildiği hayatını yaşamaya devam eder-oyununu sonlandırana kadar-.
Herkesten çok albay ile konuşan Hikmet, çoğu zaman albayın haberi olmaksızın bile konuşur onunla. Çok yoğun bir bilinç akışının bulunduğu bu romanda onu çok sevip benimsediğimden olacak "yaşayabilmesi" için çare aradığı bu yolculuk boyu, hangi sokaklardan geçtiğini hatta hangi çıkmazlarda yalnız başına kaldığını okuyup aynı zamanda hissederken, ortaya koyduğu hislerini, fikirlerini ne kadar değerli bulduğumu, ona en azından bu konuda yalnız olmadığını söylemeyi çok isterdim.
Eserlerindeki karakterlerine kendinden çok fazla şey kattığını düşündüğümden Oğuz Atay'ın Tutunamayanlarında "kollarımı açıp tüm insanlığı kucaklamak istiyorum" sözlerinin, Tehlikeli oyunlarda "bütün insanlığı kucaklamak isterken neredeyse bu dünyanın altında eziliyordum" şeklinde bir değişime uğraması beni hâlâ üzer.
Oyununun sonunda kendini öldürdü Hikmet. Yahut Hikmet öldü ve oyun sonlandı.
Ama bunu yapmadan, -sf97de sözünü ettiği gibi- "bu dünyaya alışmamış ve alışmayacak olduğu adımlarında," hislerine, düşüncelerine, kim olduğunu anlamak için giriştiği
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Kimseyi görmek istemiyorum. Artık ölmek istiyorum. Her şey çok karıştı albayım. İstediğim gibi olmadı albayım. Yanlış zamanda sahneye çıktılar. Artık aklıma bile hükmedemiyorum. Beni dinleyen kalmadı albayım. Artık dayanamıyorum. Bir şey söyleyin öyle susmayın albayım.