HANOK

HANOK
@OkanHan
Henüz anlatacak kadar tanıyamadım.
Yaşamın kendi işleyişinde bir merhamet taşımadığını anlamak için yaşlılığa bakmak kâfidir. Ömrünü yaşamın idamesi için yeni nesle adayan,samimiyetle fedakârlık etmiş olmanın yaşam için hafifletici bir değeri yoktur. Kuralı verdiği gücü acıma olmadan geri almaktır. Buyrunuz Tin!
Felsefe
Reklam
flosofiaaa
Tanrı var mıdır? Ruh ve beden ayrı mıdır? gibi metafizik sorulara verilecek cevapların insanın içinde bulunduğu sorunları çözeceği söylenemez. Hiç de şaşılmayacak şekilde bu sorulara olumsal cevaplar veren toplumlar ve çağlar insanı edimsel/algısal bir refaha ulaştıramamıştır. Buddha bu sorunların cevaplarını ısrarla isteyen bir keşişe, onun durumunun bedenine ok saplanmış bir kişinin, oka merhem olacak öğretiyi bir kenara bırakıp; oku atanın, okun şeklinin ve oka dair pek çok sorunun peşine düşmüş bir kişinin durumuna benzediğini söyler.
Felsefe
İki sevgili; varlık ve yokluk! İki düşman; yokluk ve insan! Yarı tanrılar gibi savaşır yoklukla yok olmadan önce. Dedi ki "olmasaydım keşke" İyi ama olmamıştın zaten olmadan önce; ve tekrar olmayacaksın olmuş olsan bile! Kısa bir ara ve sonra hiç olmamış gibi evrene karış işte.
Felsefe
Tanrıların sonsuz mükâfat vermesi bir dileme meselesi ve iyilik gibiydi. Ancak sonsuz azap hiçbir suçun karşılığı değildi ve kimse bunun bir kötülük olabileceğini düşünmedi! Zaten kayrılmaya alışkın varlığı orada da kayrılacağına inandırmıştı onu,arınıp çıkacaktı; ama diğerleri!
Felsefe
Epikuros'un metafiziği, onun hazcı etiği ile de gayet uyumlu bir düzlemde. Onun materyalist teolojisinde tanrılar evrenin uzak sınırlarında bir yerlerde idi ve ilahi bir cezanın peşinde de değillerdi. Tanrıların insanları cezalandırmak gibi bir derdi ve niyeti de yoktu. Böylelikle insanlar indirgemeci olmayan bir hazzı özgürce amaçlayabilir ve etik gelişimlerinde korkunun buyruğundan da kurtulabilirdi. Gelin görün ki asırlar sonra bile bu tanrı korkusu aşılamadı. Ve etik gelişimimiz halâ ceza ve tehditlerden medet umacak kadar zayıf.
Felsefe
Reklam