1000 yıl önce de aynı anlayış, aynı dar kafalardan çok çekmiş anlaşılan Ömer amcamız. Uzun zamanda zihniyet olarak pek değişmediğimiz anlaşılıyor kitabı okuyunca. Tekrar tekrar okumalı bir seferde kavradığını düşünen yanılır...
Dolunun Tersine Doğru
İnsanların bazı zaaflarını baskılayamaması, kimilerini yaşamları boyunca unutamayacakları o cezanın veya ödülün verileceği doluluğa getirirken kimilerini de hiçbir şeyin alınıp verilmeyeceği dolunun tersine, yani boşluğa doğru götürür. Ceza ya da ödül bir doluluk göstergesidir çünkü her iki kavramın da bireye katacakları olacaktır ama boşluk insana hiçbir şey katmayacak aksine en değerli olgusundan bir parçayı götürecektir. Yani zamanını…
Bu kitaptaki öykülerde: bilme isteği, merak, menfaat ve toplumsal eğlence gibi zaaflar, bireylerin bazen de toplumun bazılarını hiçbir kazanımın olmayacağı bir boşluğa ulaştırıyorken, bazılarını da bir lanet ile cezalandırıyor. Kimilerinin de payına ödüllendirilmek düşüyor. Boşluk, ceza ya da ödül fark etmeksizin, bunların hepsi genellikle gerçekliğin içinde ama gerçekliğe karşı absürt bir biçimde gerçekleşiyor.
Kitapyurdu KDY'de!