Neslihan Okcu

Neslihan Okcu
@Okcnesli
Koi no yokan..
Öğretmen
Yönetim Bilişim Sistemleri
Anatelein
152 okur puanı
Kasım 2020 tarihinde katıldı
yıkılışş
Sistemin yıkılışına gidilen süreçteki en zarar verici gelişme 1946 yılı seçimleri sonrası, Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel'in ve sistemin kurucusu İsmail Hakkı Tonguç'un görevinden alınmasıdır. Bu nedenle de, köy enstitüleri sisteminin en verimli bir şekilde uygulandığı dönem olarak 1940 ile 1946 yılları arası söylenebilir.
Sayfa 79·Kitabı okudu
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Ömrü kısa..
Köy enstitülerinin 1940 ile 1946 yılları arasındaki gelişim evresi, İsmail Hakkı Tonguç'un, iş ve üretime yönelik eğitim felsefesiyle köyü kalkındırma hedeflerini bir bir ortaya koyduğu, bu hedeflere ulaşma yolunda toplumsal, kültürel, ekonomik katkılara ulaştığı, çağdaş eğitim ilkelerini daha da ileri götürdüğü bir evre olmuştur. 1947 yılı ile başlayan değişimler, 1954 yılında sistemin tamamen terk edilmesiyle sonuçlanmıştır.
Sayfa 78·Kitabı okudu
İşleyiş 4
Kışın ağır geçtiği dönemlerde zirai dersler yerine kültür derslerine ağırlık verilebilirdi. Ayrıca köy enstitüsü mezunu öğretmenler çalışacakları köy okullarının haftalık, aylık veya mevsimlik çalışma planlarını her köyün özelliğine, işlerin durumuna, öğrencilerin seviye ve sayısına, iş araçlarının çeşitliliklerine, iş alanlarının genişliğine, hayvanlarının cins ve sayılarına göre hazırlamalıydı
Sayfa 61·Kitabı okudu
İşleyiş 3
Öğretmen, haftalık planlamasını yaparken, otuz saat olan ders programının on beş saatini kültür derslerine, geri kalan on beş saati ziraat ve iş derslerine ayırıyordu. Bu plan dahilinde sınıfları ikiye bölen öğretmen, öğrencinin bir kısmını derse, bir kısmını da ziraat ve iş derslerine sokarak, eğitim verimini artırmaktaydı
Sayfa 59·Kitabı okudu
İşleyiş 2
Öğleden evvel iş, öğleden sonra ders ya da öğleden önce ders öğleden sonra iş şeklinde eğitim görürdük. Bah- çelerde çapa yapar, temizlikle birlikte otları yolardık. Ekim zamanı ise ekim yapardık. Sabah kalkar, koyunlar ile inekleri sağmaya giderdik. Bize inek sağmayı öğrettiler. Küçük olduğumuz için inekleri sağmakta kimi arkadaşlarımız zorluk çekerdi. Sağdıktan sonra sütü, süthaneye getirirdik. Orada yoğurt, peynir, yağ yap- ma makinelerimiz vardı. O makinelerle yağ çıkarır, kazanlarda yoğurt mayalardık. 13 yaşımızda biz, peynir, yağ yapmayı öğrendik. Peynirleri baskılara alıyoruz, tenekelere koyuyoruz, sonra onları kendimiz yiyoruz...
Sayfa 55·Kitabı okudu