Beni ben gibi seven
Olursa hayır demem
Bu kaçıncı denemem?
Kader peşimi bırak
Keşke, belki diyerek
Oyalama git başımdan
Kader peşimi bırak
Biraz da yalnız dolaş
Deniz, bir kez daha, bizi bu kıyılara bırakıyor. Biz onun dalgaları arasında bir dalgayız yalnızca. O iletisini duyurmak için bizi yayıyor çevreye; ama biz kalbimizin ahengini kumlarda, kayalarda parçalamadan nasıl yapabiliriz bunu?
Çünkü böyledir denizcilerin ve denizlerin yasası: Özgürlük mü istiyorsunuz, sise dönüşmek zorundasınız.
İsmail Hakkı Tonguç, öğretmen-öğrenci ilişkisi için öğretmenin ve öğrencinin birbirini anlaması gerektiğinden bahsetmektedir. Ona göre öğretmen öğrencisini iyi tanıdığı ölçüde öğrencinin ne derece geliştiğini ve hangi alanlara ilgi duyduğunu kolayca kavrayabilmektedir.
Tonguç'a göre de güzel sanatlar, öğrencinin kişiliğini geliştirmektedir. Etkili bir sanat eğitim modelinin oluşumunda bu hümanist bakış açısı baskın olmuştur.
Tiyatro başlangıcından günümüze kadar devletlerin söylemlerinin halka aktarılmasında aracı vazifesi görmüştür.
Bu duruma örnek olarak Roma İmparatorluğu'nda devletin gücünün gösterilmesi için tutsaklardan oluşan görkemli geçit alaylarının sergilenmesi, ortaçağda kilisenin Hıristiyanlığı yaymada temsilleri kullanması, 1789 Fransız Devrimi'nde devrim düşüncesinin halka aktarılması için tiyatrodan yararlanılması verilebilir