“Yukarıda, güneşli bir odaya taşın,
“dedi” yetti burada süründüğün.” Otel zaten dolu değildi hiçbir zaman, ne olur ki Adamcağız biraz ışık görse. Gözleri korkuyla açıldı Kibar’ın. Sanki alıştığı bu ini, bu dipte, çukurda geçen hayatını ellerinden alacakmış gibi korktu. “Gideyim mi istiyorsun?” dedi.
Mürşit’e çok dokundu bu cevap. Zavallının gençliği babasının ona verdiği bu inde tükendiği için kendini suçlu hissetti. “Bitmeyen bu suçluluk hissi zaten, ömrünü yiyip bitiren şey, yapamadığı her şey.”