Betül Yılmaz

Düşünce için bu dünyada her şey sonsuzdur. Karınca da olsa düşünce bir gün bir yolunu bulup fili yener.
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Filler akıllıdır, dünyanın en akıllı yaratıkları fillerdir. Hiçbir karıncaya göz açtırmayacak, bir tek sözcük düşündürmeyecek onlara oyuncaklar bulmalıyız. Karıncalar eğer düşünecek olurlarsa erinde geçinde bu özgürlük düzenin den kurtulmanın bir yolunu bulurlar. Düşünce için bu dünyada her şey sonsuzdur. Karınca da olsa düşünce bir gün bir yolunu bulup fÜi yener. Onun için bizler karıncaların en küçük bir dü şüncesine izin vermeyeceğiz. İzin vermemek için de kafamızı çatlatıp, bütün filler ve hüdhüdler, sarıca karıncalar, yani tek mil biz sömürücüler, yok yok özgürlükçüler, onlar kıyamete kadar düşünmesinler diye yeni icatlar bulacağız.
Fillerin çağıydı bu çağ. Yeryüzünü baskıları altma alacaklar, tekmil yeryüzünü, karınca, kuş, ağaç, börtü böcek, çiçek, insan söndüreceklerdi. Bunun için de önce beyinleri, duyguları, toprağı, suyu, bedenleri yozlaştıracaklardı. Filler sultam çok akıllı gidiyordu, iyi düşünüyordu. Ona yardım etmeliydi. Önce karmcaları on beş, yirmi, kırk, bin parçaya bölmeli, sonra da bu her bölüğü Ötekine can düşmanı etmeliydi. Bölünmüş karıncalar, hiçbir zaman bir güç olamazlar, sonuna kadar da tutsak kalırlardı.
"Değer, yaşamak her şeye değer," dediler karıncalar. "Ölüm umutsuzluktur, oysaki en kötü yaşamda bile her gün umut güneş çiçeği gibi açar."
Karıncaların bu haline, kentlerinin bu yıkımına can dayanır mı, yürek olan yürek dayanır mı?" "Dayanmaz," dedi sultan. "İyi ki görmüyor, duymuyoruz." "Zaten bütün yaratıklar görselerdi, duysalardı savaşı, bütün yaratıklar duyabilselerdi savaş çığlıklarını bu dünyada savaş olamazdı. Savaşın iğrençliği bilinmeyen bir şeydir de... Sa vaşın kötülüğü saklanan bir şeydir de, yaratıklar onun için ka bul edebiliyorlar savaşı." "Kanatlarına al getir de karıncaları, göreyim onları," dedi sultan. "Konuşayım onlarla. Yazık oldu, tekmil ülkelerin kent lerini yıkıp yerle bir etmemiz iyi olmadı." "Yazık olmadı," dedi ulukepez. "Çünküleyim karıncalar fillerin kim olduklarını bir iyice öğrendiler, kıyamete kadar bir daha başkaldıramazlar fillere. Kırılan karıncalaraysa aldırma, bu dünyada o kadar çok karınca ülkesi, o kadar çok karınca var ki, sayamayız elektronik beyin ile, tüketenleyiz ezmek ile, kırmak ile..."