Öncelikle Ulu Hakan Sultan Abdülhamid Han’ı rahmet ve saygıyla anıyorum. Mekânı cennet, makamı âli olsun.
Kitaba gelecek olursak; konusu, anlatıldığı dönem ve kullanılan dil itibarıyla yer yer ağır gelebilir. Ancak genel olarak anlaşılır bir anlatıma sahip. Kitap, Sultan Abdülhamid Han’ın Filistin mücadelesini, ardından gelen basiretsiz İttihat ve Terakki yönetimini ve nihayetinde Osmanlı Devleti’nin çöküş sürecinde Filistin’de yaşananları ele alıyor.
Sultanın bu büyük mücadelesi belge ve kaynaklarla destekleniyor. Filistin topraklarını ele geçirmek isteyen ve kapıdan kovulsa bacadan giren Yahudilere karşı, Abdülhamid Han son derece sert ve kararlı bir siyaset yürütüyor.
Yerli memurların zaman zaman ihanetine rağmen, onun döneminde bırakın toprak satın almayı, Yahudilerin Filistin’e ziyaret amacıyla bile girmeleri oldukça sınırlıydı.
Bugün ise, Filistin’de topraklar sistemli şekilde ele geçirilmiş, yerli halk soykırıma maruz bırakılmış durumda. Bu gerçekten çok üzücü .
Nitekim Siyonizmin siyasi kurucusu Theodor Herzl’in de dediği gibi: “Siyonizmin gerçekleşmesi için Osmanlı’nın yıkılmasını beklemeyiz.” Ve öyle de oldu.
Sultan’ın tahttan indirilmesinin ardından iktidara gelen İttihat ve Terakki yönetimi, Yahudilere yönelik kısıtlamaları kaldırdı. Böylece Yahudiler, artık hiçbir engelle karşılaşmadan Filistin’e yerleşmeye başladılar. (Kitapta ayrıca İttihatçıların masonlarla olan ilişkilerine de değiniliyor.)
Sonrasında, Enver Paşa ve Talat Paşa’nın kararlarıyla Osmanlı Devleti’nin yıkılışına sebeb olan I. Dünya Savaşı’na girilmesi birçok toprağın kaybına ve bu toprakların Siyonistlerin eline geçmesine neden oldu. Bugün yaşanan zulmün temeli, ne yazık ki o günlerde atılmıştır.
Son olarak, Rabbimden Filistin’de ve yeryüzünün her köşesinde zulüm gören tüm