Rabia Aydın

Rabia Aydın
@Okumaaska
Aileden göçmen Karadeniz, İstanbul, Muğla.
Öğretim Görevlisi
Tarih Öğretmenliği, Sosyoloji Yüksek Lisans ve Doktora
Muğla/Marmaris
18 okur puanı
Ocak 2026 tarihinde katıldı
Süreyya Sami Berkem
Bekir Ağa bölüğünde tanıdığım sinemalar arasında Urfa Mutasarrıfı merhum nusrat'ı hiç unutamam. Enerji sahibi, ciddi bir azimkar bir adamdı. Vazife başında kendisini görmedim ama bilenlerden işittim ki çok dürüst ve çalışkan imiş. İnsanları yakından tanımak için hapishaneler kadar elverişli yer yoktur. Hapishane hayatı yaşamış olanlar bilirler ki, burada insanlar birbirleriyle sıkı temastadırlar. Beraber kalkarlar. Aynı masada yemek yerler. Koğuşta yatarlar. Uyku zamanı müstesna bütün bir 24 saatlik hayat hep müşterektir. Vakit geçirmek için herkes birbirine hayatını, mazisini, maceralarını anlatır. Hapishanede topu topu 2 ay tanıdığınız bir adamı, dışarıda 10 senelik muhalefeniz olan bir arkadaştan daha fazla tetkik etmiş ve anlamış sayılabilirsiniz. Nitekim Nusret ile olan muharrefemiz 4-5 ayı geçmemişken birbirimizi iyi anlamış ve derin bir muhabbetle sevmiştik. Nusret'in bence yegane kusuru, saf oluşu idi. Bu da temiz yürekliliğinden ileri geliyordu. Nemrut Divanı Harbi'nin kendisini asacağına bir türlü ihtimal vermezdi. İdamdan 15, 20 gün evveline kadar _iş artık karara kaldı. Berat muhakkak. Buradan çıkar çıkmaz evvela müterakim maaşlarımı alır ve evvela borçlarımı öderim. Çoluk çocuğun birkaç aylık nafakasını da temin ettikten sonra hemen Anadolu'ya geçerim der ve Anadolu'ya geçtikten sonra nasıl can'la başla çalışacağını, kendisine verilecek vazifede muvaffak olmak için neler yapacağını uzun uzadıya anlatırdı. İdam şöyle dursun, en ufak bir mahkumiyet bile hatırından geçmezdi. O kadar kendinden emindi. Gerçi nemrut Mustafa'nın muhakeme tarzından çok şikayetçiydi. Anlattığına göre, bu zalim herif ona müdafaa Hakkı vermez, söz söyletmez, ümitlerin birbirini nakleden ifadelerine dikkati celbedilse aldırış etmez ve bunları zapta geçirtmezmiş. Diğer taraftan,
Sayfa 196 - Ark kitapları Özgü yayıncılık İstanbul 2003·Kitabı okudu
Alıntı
Rabia Aydın
Düzmece mahkemenin şehidi Nusrat'ı ve tüm şehitlerimizi rahmetle anıyorum
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
10/10
·368 syf.··
Beğendi
·
2025 13. kitabı
Öncelikle Ulu Hakan Sultan Abdülhamid Han’ı rahmet ve saygıyla anıyorum. Mekânı cennet, makamı âli olsun. Kitaba gelecek olursak; konusu, anlatıldığı dönem ve kullanılan dil itibarıyla yer yer ağır gelebilir. Ancak genel olarak anlaşılır bir anlatıma sahip. Kitap, Sultan Abdülhamid Han’ın Filistin mücadelesini, ardından gelen basiretsiz İttihat ve Terakki yönetimini ve nihayetinde Osmanlı Devleti’nin çöküş sürecinde Filistin’de yaşananları ele alıyor. Sultanın bu büyük mücadelesi belge ve kaynaklarla destekleniyor. Filistin topraklarını ele geçirmek isteyen ve kapıdan kovulsa bacadan giren Yahudilere karşı, Abdülhamid Han son derece sert ve kararlı bir siyaset yürütüyor. Yerli memurların zaman zaman ihanetine rağmen, onun döneminde bırakın toprak satın almayı, Yahudilerin Filistin’e ziyaret amacıyla bile girmeleri oldukça sınırlıydı. Bugün ise, Filistin’de topraklar sistemli şekilde ele geçirilmiş, yerli halk soykırıma maruz bırakılmış durumda. Bu gerçekten çok üzücü . Nitekim Siyonizmin siyasi kurucusu Theodor Herzl’in de dediği gibi: “Siyonizmin gerçekleşmesi için Osmanlı’nın yıkılmasını beklemeyiz.” Ve öyle de oldu. Sultan’ın tahttan indirilmesinin ardından iktidara gelen İttihat ve Terakki yönetimi, Yahudilere yönelik kısıtlamaları kaldırdı. Böylece Yahudiler, artık hiçbir engelle karşılaşmadan Filistin’e yerleşmeye başladılar. (Kitapta ayrıca İttihatçıların masonlarla olan ilişkilerine de değiniliyor.) Sonrasında, Enver Paşa ve Talat Paşa’nın kararlarıyla Osmanlı Devleti’nin yıkılışına sebeb olan I. Dünya Savaşı’na girilmesi birçok toprağın kaybına ve bu toprakların Siyonistlerin eline geçmesine neden oldu. Bugün yaşanan zulmün temeli, ne yazık ki o günlerde atılmıştır. Son olarak, Rabbimden Filistin’de ve yeryüzünün her köşesinde zulüm gören tüm
Filistin
Pazarlık Yok!Ömer Faruk Yılmaz · Hamidiye Kitaplığı · 2017246 okunma
Rabia Aydın
Tek yanlı bir bakış açısı
Tütün vergisi
Osmanlı'da ilk kez 'Duhan' tütün vergisi ilk kez Sultan 2. Süleyman devrinde uygulanıyor. 1688 yılı devlet artık gerilemeye başlamış, savaşlar kaybediliyor, halk aç ve öfkeli bu dönemin ilginç olan bir yanı da daha önceki padişahlar zamanında içkili yerlerin kapatılması uygulanırken İstanbul' a eskiye oranla daha fazla içki sokulduğu, içki satışının hiç bir zaman önlenemedigi bu yüzden içki satışının serbest olmasına karar veriliyor.
Rabia Aydın
Aynı zamanda içkiden de vergi alınmaya başlandı
Herkese Merhaba,
Ufak bir ricam olacak sizlerden. Uzun zamandır kitap okuyamama durumuyla karşı karşıyayım. Çok istiyorum okumayı ama bir süre sonra dikkatim dağılıyor. Okuma alışkanlığımı geri kazanmak için az sayfalı kitaplar okumaya çalışıyorum(en fazla 200 sayfalı). Okumak beni iyileştiriyor çünkü. Bu yüzden beğendiğiniz yazarlardan, az sayfalı kitap önerileri verebilir misiniz acaba? Beni ben yapan değerlerimden biri okumak. Ve ben bu alışkanlığımı kaybetmek istemiyorum. Okumak ve öğrenmek bu hayatta en çok sevdiğim şeylerden biri. Lütfen bu alışkanlığımı kaybetmemem için bana yardımcı olun. Yardım eden etmeyen herkese teşekkür ederim şimdiden.
Rabia Aydın
Yusuf Kemal Tengirşek Vatan Hizmetinde
Muhabbet Kuşu
Bu akşam 7 yıldır baktığım muhabbet kuşumu kaybettim. Sabahtan beri içimde bir sıkıntı vardı. Muhabbet kuşu ile ilk temasım çok eski yıllara dayanıyor. İlk edindiğim kuşlarım merhum ağabeyimin hediyesi idi. bir çift yeşil muhabbet kuşu. Onlarla birlikteliğim çok kısa sürmüştü. Yaz dönemi olduğundan tatile gideceğim için üst komşuma emanet etmiştim. Havaların çok sıcak gitmesi ile eve serinlik gelsin diye apartman kapısı açık şekilde oturuyorlar. Kuşlarda masanın üzerinde apartmanın bina kapısı da açık olduğundan cereyana maruz kalan kuşlar ölüyor. Tabii bir ay gibi uzun bir süre tatil yapınca sonucu böyle oluyor. Yıllar sonra ben evlenip şehir değistirince okuldan bir arkadaşım evinde muhabbet besliyor, bir çok yumurta ve yavru sahibi olunca ısrarla bana bir muhabbet kuşu hediye etmek isteyince onu kıramadım. Böylece muhabbet kuşu sahibi olduk. Getiren arkadaş bize kuşun dişi olduğunu söyleyince biz de kursumuza arkadaş olsun diye erkek kuş almaya karar verdik. Ve erkek kuş aldık. Ancak hiç anlaşamadılar. Hafta sonları köydeki eve geldiğimizde güneşlensinler diye balkona çıkarıyordum. Bir ara kafesi temizlerken kuşuma arkadaş aldığım kuş uçtu gitti. Kuşumuz Maviş yine yalnız kaldı. Yeniden arkadaş aramaya başladık. Bu defa Marmaris'teki bir kuşcuya gittik. Bu defa kuşumuzu da götürdük. Kuşçu bizim kuşun gagasına bakarak kuşumuzun dişi değil erkek olduğunu söyledi. Bu arada kuşların cinsiyeti gagalarından anlaşılırmış. Erkek kusların gagaları koyu renk olurmuş. Böylece diğer kuşların yanında bir süre kalarak arkadaşını kendisinin seçmesini sağladık Ancak , bu kuş az önce anlattığım gibi kafesten kaçtı. Sonra bir kaç defa başka.muhabbet kuşlarını arkadaş olarak aldık. Birisi erkenden öldü, diğeri kaçtı. Nihayet Maviş'e erkek olduğunu öğrendiğimiz için tâbi dişi bir
Rabia Aydın
Sağolun