Rabia Aydın

Rabia Aydın
@Okumaaska
Aileden göçmen Karadeniz, İstanbul, Muğla.
Öğretim Görevlisi
Tarih Öğretmenliği, Sosyoloji Yüksek Lisans ve Doktora
Muğla/Marmaris
19 okur puanı
Ocak 2026 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Ben Bir Türk Zabitiyim
"Aman Allahım. Bir kere bütün bunlar gerçek olabilir mi? Bir tek insan bu kadar çok şey başarabilir mi? Sonra da bunlar unutulabilir mi?Bir insan hem bu kadar kahraman, hem de bu kadar sakin ve mütevazı olabilir? Mustafa Ertuğrul 'un fotoğraflarını ilk kez burada görüyorum. 1.86 boyunda, aydınlık temiz yüzlü yakışıklı bir adam. Kendine ve ulusuna güveniyorsan, özgürlüğün onuruna inanıyorsan; demek ki dört küçük top ve bir koca yürekle neler yapılabiliyor
Sayfa 24 - Denizler Kitabevi 4. Baskı Mart 2007 İstanbul·Kitabı okudu
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Ramazan Bayramı
Sağlık ve mutlulukla nice bayramlara....
1000Kitap
21 yüzyıl için Türkiye'nin fabrika ayarları
Meriç Köyatası 1000 kitapta bulamadım. Şu an bu kitabı okuyorum.

Rabia Aydın

, bir kitap okudu
Puan vermedi·551 syf.·
Beğendi
·
14 günde okudu
·
2026 220. kitabı
Hüsamettin Ertürk
İstanbul'un yabancı işgali altında kaldığı yıllarda, Türk halkını kalbinden yaralamış, onu sonsuz bir ıstıraba sevk etmiş hadiselerden biri de boğazlayan kaymakamı Kemal Bey'in idamı idi. Mesleğe genç ve idealist bir vatansever olarak giren Kemal Bey, birçok değerli vazifeler ifa ettikten sonra birinci Cihan harbinin son yıllarında Boğazlıyan kaymakamı ve Yozgat mutasarrıf vekilliğinde bulunmuş ve bu sıralarda dahiliye nezaretinden şöyle bir şifre almıştı:"kazağınız dahilinde bulunan minimum Ermenileri 24 saat zarfında yola çıkaracaksınız, bunların sevk edileceği istikamet suriyedir. Şifrenin alındığının acele bildirilmesi." Kemal Bey bu şifrenin alındığını telgrafla nezarete bildirmiş, sonra da jandarma kumandanının yanına alarak alakadarlara, kaza hudutlarından dışarı çıkmalarını anlatmıştı. Kaymakam Kemal Bey, bu Emir vermekle kalmamış, tahliyenin icrasına bizzat nezaret eylemişti. Ermeniler, gözyaşları dökerek, yıllarca ekmek yedikleri, alışveriş eyledikleri, dedelerini ve babalarını gömdükleri bu toprakları terk edeceklerdi. Bu onlara pek acı gelmişti. Ama yapacak bir şey yoktu! Emir büyük yerden, ta İttihat ve Terakki fırkasının umumi merkezinden geliyordu. Bunun önüne de hiç kimse geçemezdi. Onun için ümitsizlik, ızdırap içinde memleketi terk ediyor giderken yanlarına bir şey alamıyorlardı. Yalnız bu muhacirler bilselerdi ki, başlarına gelen bu felakette, itaat ve Terakki fırkasından ziyade gene kendilerinin Taşnak ve hınçak adlı komitecilerinin dahili vardır. Anlamış olsalardı ki; 1 Cihan harbi başladığı ve Rus ordularının Anadolu'nun doğusundaki masum Türk kasaba ve köylerini bastığı zaman, onlara öncülük eden, gösteren ve her yere girdikleri zaman, ihtiyarlarını, torunlarının önünde doğrayan, kızlarını analarının yanında tecavüz eden, çocuklarını paylaşan
Sayfa 258 - Ark kitapları Özgü yayıncılık İstanbul 2003·Kitabı okudu
Alıntı