Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Padişah Nasrettin Hoca’yı saraya çağırır.
“Söyle bakalım” der padişah, “sen bir sufisin, bir filozofsun, sıradışı bir anlayışa sahip bir adamsın. Ben değer meselesiyle ilgilenmeye başladım. İlginç bir felsefi mesele. Bir kişinin veya bir nesnenin gerçek değeri nasıl tespit edilir? Beni ele alalım. Senden benim değerimi tahmin etmeni istesem, ne dersin?”
“Eh” der Nasreddin Hoca, “iki yüz dinar diyebilirim.”
Padişah çok şaşırır. “Nasıl?! Ama sadece belimdeki kemer iki yüz dinar eder!”
“Biliyorum” der Nasreddin Hoca. “Zaten ben de kemerin değerini hesaplamıştım.”
Ünlü bir Hindu efsanesi göre iki tanrı, Kartikeya ve Ganesha kardeşler, hangisi önce evlenecek diye kavga ederler. Anneleri Parvati bir yarışma teklif eder: kim bütün evreni daha hızlı dolaşıp dönerse, o kazanacaktır. Kartikeya devir tavus kuşunun sırtında yola çıkar. Evrenin sınırlarını dolaşıp gelmesi üç yıl sürer. Ganesha zamanı gelinceye kadar bekler, en sonunda yürüyerek annesinin etrafında dolaşır ve şöyle der: “ benim için evren sensin.”