Bu kitap, “keşke” dememek için büyük laflar etmeden küçük ama yön değiştiren fark edişler kazandırıyor.
Sade, akıcı, sohbet eder gibi,Vaaz dili yok, samimi bir dertleşme havası var,Altı çizilecek çok cümle çıkıyor
Bu kitapta benim kalbime en çok dokunan, altını kalın kalın çizdiğim cümle şu oldu:
“Keşke diyenlerin ortak noktası; yapamayacakları şeyler değil,
yapabilecekleri hâlde erteledikleridir.”
Çünkü ;
Pişmanlık, çoğu zaman gücümüz yetmediği için değil,
kalbimiz uyarıldığı hâlde beklediğimiz için geliyor.
Konu çok mühim
Mesele çok büyük
Mevzu çok acil..
Şaka değil,doğmuşuz
İmtihan her yerde
Her anda ve her alanda deneniyoruz
Hayat tek sıkımlık bir barut
Ayağımızı denk almak mecburiyetindeyiz !
Kırık senin gözlük camındaysa her şeyi kırık görürsün. Göğe baksan göğü yarık, yere baksan yeri çizik, cama baksan camı çatlak görürsün. Ama kusur ne göktedir ne yerdedir ne de camdadır. Kırık senin gözlük camındadır; gözündedir, gönlündedir.”