Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Acımak... Ben insan ruhlarındaki derinliğin ancak onunla ölçülebildiğine kaniyim. Evet, dibi görünmeyen kuyulara atılan taş nasıl çıkardığı sesle onların derinliğini gösterirse başkalarının elemi(acı) de bizim yüreklerimize düştüğü zaman çıkardığı sesle bize kendimizi, insanlığımızın derecesini öğretir... Fikrimce yalnız doğruluk hastalığı, bir hak ve hakikat meselesi etrafında toplanmak kabiliyeti,bir cemiyetk mesut etmeye kâfii gelemez... Bunun acımak, birbirimizin feryadını, iniltisini duyabilmek de lazım.
Fena insanlar, suçlu insanların kendilerini telin ve tecziye eden insanlara daima düşman olmaları lazım gelmiyor. Bir günahımızı, bir zaafımızı yüzümüze vuran aynı günah ve zaaf ile malul(hasta) olduğunu bildiğimiz bir insana çıldırıyoruz, isyan ediyoruz. Fakat lekesiz bir insansa, insanlık icabı, yine belki kızıyoruz. Fakat infiallerimiz(kızmak),kinlerimiz evvelki kadar kuvvetli olmuyor.