Andrew Heywood’a göre feminizm;” Kadınların toplumsal rolünü artırmayı amaçlayan bir Siyasal hareket ve ideolojidir.”
Emansipasyon’ un amacı, mevcut engellerin ortadan kaldırılması ve meydana gelen zorlukların üstesinden gelinmesidir, cinsiyet yüzünden yapılan ayrımın tamamen tersinde yer almaktadır.
Türkçemiz; dünyadaki diller arasında içinde kelime ve çekimlerde kadın erkek özelinde farklılık olmayan ve her iki cinsiyete de eşit şekilde davranan ve Yaklaşan dünya üzerindeki yegane dildir.
Günümüzde bizler, feminist bir dünyada yaşamaktayız. Aile kurumunun incelediğimiz zaman, evlilik süreci hazırlıkları ile başlayan ve sonrasında ardı arkası kesilmeyen silsilelerde bu durum oldukça net bir biçimde gözler önüne serilmektedir. Evlilik sürecinde hiçbir erkeğin pahalı bir takım elbise giyip, çok ciddi masraflar yaparak onlarca insanı bir odaya toplayıp bu odada beyazlar içindeki eşi ile dans edip eğlenceni düşünmemekteyiz.
Bizce evrim; herhangi bir dine ya da inanışa karşı oluşmuş bir başkaldırı değil tam aksine tanrının yaşamı, insanı oluşturma noktasında kullandığı bir araçtır. Dinleri yanlış anlayıp bilimle savaşır hale getirmek ya da gelmek, hem sosyal dengeyi bozmakta hem de insanları yanlış yönlendirmektedir.