Bence her kadın onu elinden tutup kendi iç dünyasına götürecek, tek bir sarılışıyla ona bütün hayatını geri verecek kadar yetenekli bir adamla karşılaşmalıdır.
Suçluluk hissetmememin bir nedeni de onun evine gidip kapıyı kapadığımda tüm dünyanın dışarıda kalmasıydı. O evden içeri sadece ben giriyordum; ilişkilerim, bağlarım, sorumluluklarım dışarıda kalıyordu. Başka bir insan, başka bir kadın oluyordum. O eve girerken kendi hayatımdan çıkıyordum. Kimi zaman onun bile içimin derinliklerini görmemesi ve tamamen bana ait bir köşemin olması hoşuma gidiyordu. Sevgilim değildi. Hatta arkadaşım veya dert ortağımda değildi. O benim suç ortağımdı, gizemli oyunlarıma eşlik eden bir suç ortağı... Sık sık kendime bu oyunun daha ne kadar süreceğini ve beni nereye götüreceğini soruyordum.