İçinizi huzursuz edecek ana karakterin başına ne geldii diyeceğiniz o kitapla karşınızdayım. İlk yarısı biraz yavaş ilerlesede ikinci kısmı çok iyiydi. Ben okurken Korku Seansı izliyormuşum gibi bir enerjisi vardı. Baya da sevdim. Will bence dünyanın en iyi arkadaşıydı. Kesinlikle benimde öyle kafa bir dostum olsun isterdim beraber hayaletleri araştırdığımız ve bana iyi gelen bir arkadaşlık. Evde bir tuhaflık olduğunu anlamayanlar derneği burada mıı??? Ben anlamamıştım şahsen. Eğer böyle yavaş ilerleyen ama aynı zamanda günümüz olaylarına değiinen feminen karaktler arıyorsanız ve çocuk kitapları seviyorsanız bu evrene davetlisiniz. Yazardan daha fazla hikaye okumak istiyorumm.
Hayatımda böyle heyecanlı bir kitap okumamıştım. Dünyanın en iyi gerilimiydi. 10 Kişiydiler kitabına baya benziyor. Eğer onu sevdiyseniz mutlaka buna da şans verin. Kitabımız 6 yazarın bir adaya davet edilmesini konu alıyor, davet alıyorlar ama kimin davet ettiğini bilmiyoruz son ana kadar. Ben ters köşe yedim o kadar teori üretmiştim ki hepsinde de yanıldım. Favori karakter seçemiyorum çünkü herkes deliydi, birbirlerini öldürmek için bir sürü sebepleri vardı, içlerinden herhangi birisi katil olabilirdi. Alastor’un kim olduğunu anlayamadım bence kimse çözemez diye düşünüyorum. Mila’ya çok üzüldüm ama iyi toparladılar, kesinlikle bu sonun yaşanacağını bilseydi bunları yapmazdı diye düşünüyorum yaşadığı süreç çok yorucuydu. Ama o olmasaydı kitabımız buralara evrilmezdi. Okurkenn deliriyor ve bol bol teori üretiyordum. Şimdi diyeceksiniz ki övdün sürekli bence bir eksikliği yoktu. Temposu her bir bölümde yükseliyor bu da beni kendine çekti. En az Flecher’ı sevdim adamın tek bir mantıklı kararı yoktu öldürmek istedim yemin ederim. Ash’ın karanlık bir geçmişi olduğu zaten belliydi ama yine de sevdim. Cassandra beni düşündürttü anlatmadığı bir sürü şeyi vardı en sonda onun olayını da öğrendik. Olan bence Trish ve aşçıya oldu onlar kurban oldular, masumlardı vallahi. Kitabın son 100 sayfası fazla olaylıydı güzel bir hikayesii vardı.