Ransom Riggs

Ransom Riggs

Yazar
8.5/10
2.151 Kişi
·
5.546
Okunma
·
162
Beğeni
·
6789
Gösterim
Adı:
Ransom Riggs
Unvan:
Amerikalı Yazar ve Film Yapımcısı
Doğum:
Maryland, 3 Şubat 1979
Ölüm:
-
Amerikalı yazar ve film yapımcısıdır. 1979 yılında Maryland'da 200 yıllık bir çiftlikte doğdu ve Florida'da büyüdü. Kenyon Koleji'nde İngiliz edebiyatı ve Güney Kaliforniya Üniversitesinde filmcilik üzerine eğitim aldı.
400 syf.
·3 günde·9/10
Çok sürükleyici bir fantastik seri. Okurken bir nebze de olsa gerileceğimi düşünmüştüm ama aksine heyecana kaptırdım kendimi.
Konu itibari ile ruhlar, dönüşüm ve döngülerle ilgili sizi zamansal kavramlarda sürükleyen ilgi çekici bir seri.
Yine en çok ilk kitabı beğendim, genel de seri kitapların ikincisi insanı sıkar ama bu gayet akıcıydı, üçüncü kitapta yine beklentilerimi karşıladı. Hala o karakterkilerin hayatımdan çıkıp gitmesi beni üzüyor, aradan ne kadar zaman geçti oysa... özlüyorum onları sanki :) yazar seriye devam etmeli ya 4 falan olmalı ama bu sefer de yazmak için yazmış olacağından vasat olacaktır.

Kütüphanemdeki en güzel kapak tasarımına sahip tartışmasız bu üç kitap...Kapak tasarımı ve kitap içerisindeki görsel destekler sizi daha çok okumaya teşvik eder nitelikte kaliteli olmuş.
Providence üçlemesinin bir tık üstünde olduğunu düşünüyorum. O seri de çok güzeldi.
Keyifli okumalar..
https://i.hizliresim.com/jgzkEL.jpg
400 syf.
·11 günde·Beğendi·9/10
Eğer bu türün tutkunuysanız kesinlikle okumanızı tavsiye ederim. Oldukça akıcı ve sade ilerliyor konu. Hiç bir bölümünde merak unsuru eksik olmuyor, oldukça sürükleyici, bir çırpıda okuyup bitirebileceğiniz bir kitap.İçindeki fotoğraflarla da oldukça etkileyici olduğunu düşünüyorum. Geçmiş ve günümüz arasındaki bağlantı, zaman ve mekkanlar arasında oluşan kapılar, geçmişin büyüsü, geleceğin cazibesi. Bir düşünün hiç yaşlanmadığınız bir Peter Pan ülkesi gibi... Devamını okumak için sabırsızlanıyorum.
400 syf.
Uzun zamandır kitap incelemesi yapmadığım için ilk olarak nerden başlasam, nasıl başlasam karar veremedim. Bir yerden başlıyorum incelememi yapmaya :)

Bu kitaba başlamadan önce çocuk kitabı olduğunu düşündüğümden dolayı çok fazla ön yargılarım vardı. Kitaba ilk başladığımda böyle olmadığını gördüm. Okudukça, bölümler ilerledikçe konu öyle güzelleşti ki kitabı hiç elimden düşürmedim.

Fakat sonları için aynı şeyi söylemek zor. Hatta son bölümü okurken nedense sıkıldım. Aklımda şekillenen bir final yoktu ama beklediğim son da bu değildi. Baştan beri merak uyandıran kitap bir anda fantastik, bilim kurgu tarzına dönüştü. (Aslında kitap tür olarak böyle bir kitap)

Yazının devamı spoiler içerir!

Kitabın sonlarına doğru bir anda çıkan canavarları garipsedim. Çocukluk dönemi korkularını yansıtmaktan öteye gidemeyen anlatım şeklini beğenmedim. Ayrıca ne kadar dikkatli okusam da son bölümde anlatılanları -kaçma kovalama olaylarını özellikle- aklımda hiç canlandıramadım. Cümleler birbirinden alakasız, olaylar karmakarışık geldi bana.

Sanki devam kitabı olsun da sonu nasıl olursa olsun denilip geçiştirilmiş, öylesine yazılmış gibi hissettim.

Zamanda yolculuk, döngüler ve döngülerin sürekli tekrar içinde olması, çocukların gerçekten tuhaf diyebileceğimiz yeteneklere sahip olması, yazarın çoğu yeri resimlerle desteklemesi bence kitabı oldukça orijinal bir boyuta taşımış. Sadece bu saydıklarım kitabı kaliteli ve güzel yapmaya yeter diye düşünüyorum.

Yine de güzel başlayan ama sonu hayal kırıklığına sebep olan bir kitaptı. Serinin diğer kitaplarını okur muyum bilmiyorum. Merak da ediyorum diğer döngülerde hayat nasıl? Zamanda yolculukları sırasında nerelere gidip neler yaşayacaklar? Jacop ailesine geri dönebilecek mi? Daha bir çok soru var aklımda ama en çok merak ettiklerim bunlar.

Kitabı eleştirdiğim noktalar olsa da, hayal kırıklığı yaşasam da iyiki okudum diyorum. Vaktiniz varsa okumak yerine bu kitaba vakit ayırın :)
400 syf.
·3 günde·9/10
İyi de bu günlük, 3-5 resimden oluşan bir not defteri :) Neden kitap diye eklenmiş anlamadım... Şimdi ben buna bir iki birşey karaladım okudum olarak mı işaretlemeliyim. :)
440 syf.
·5 günde·Beğendi·9/10
Serinin ikinci kitabı da soluksuz bitti. Durdurak bilmeden heycanın ve hareketin hiç bitmediği bir kitap oldu yine. Bu kitapda karakterlerimizi biraz daha yakından tanıdık, gerek iç dünyalarını gerekse geçmişlerini. Tarihin tozlu sayfalarından günümüze kadar etkilerini hissettiren tuhaf ruhlar sadece kendilerini değil bütün dünyayı kurtarmak için bir mücadelenin içinde bulacaklar kendilerini. Beklenmedik sonuyla üçüncü kitabı merakla okumaya itiyor yazar bizi ve arkasında tuhaf masalları tabiiki...
440 syf.
·4 günde·10/10
Eser her ne kadar fantastik bir kitap olsa da okurken günümüz dünyasını da çok iyi yansıttığını söyleyebilirim. Nedeni ise, farklı olan ırklara tüm yaratılmışlara kendi iç dünyamız ile bakmamız ve bizim gibi olmayana ön yargılı ve hükmedici olmaya çalışmamız. Yazar kurgusunda her ne kadar tuhaf çocukları ve onların ruhunu almaya çalışan hayaletleri anlatsa da, insanın kendinden olmayana bakış açısının dünya üzerindeki gerçeklerini de sorgulatıyor...

Yazarın ilk kitabına göre bu eserinde ki kurgu daha dikkat çekici. Temposu hiç düşmüyor. On tuhaf çocukla beraber okurda hikayenin içinde yer ediniyor. Bu çocuklar aslında yaşlı birer ruh olmasına rağmen yazar onların içinde var olan çocukları kitabında çok iyi tasvirleyip bizlerin hayal dünyasına sunmuş...

Kitap, birinci kitabın kaldığı yerden devam ediyor. Bayan Peregrine'nin kuş formunda kalıp, tuhaf çocuklarla evlerini bırakarak zaman bükücü ve dönüşümün gerçekleşeceği bilinmez diyara yolculuk serüvenini anlatıyor...

Gölgelerin ve hayaletlerin peşinde olduğu on tuhaf çocuk düşmanlarına karşı özel yeteneklerini kullanırken, birbirleri hakkında daha fazla tuhaflık keşfetmeye başlıyorlar. Londra'da İkinci Dünya Savaş'ının ortasında kalan çocukların tek amacı ise Bayan Peregrine'yi insan formuna dönüştürebilecek olan, Bayan Wern'i bulmaktır...

Jacop ise kendinde olan tuhaf yeteneğini yeni keşfetmeye başlarken, bir yandan da ailesini düşünüp onların kendisi hakkında ki kararlarını merak ediyordu. Emma'ya olan duyguları ise gün geçtikçe iyice hissedilir hale gelmişti...


Peşlerindeki düşmanlardan kaçıp yerleşebilecekleri bir Döngü bulmaya çalışan çocuklar savaşın yıkıcı gücünü gördükçe nasıl davranacaklarını, neler yapmaları gerektiğini ve savaşın sadece gölgeler ve kendi ırkları arasında değil, yeryüzündeki insanlar arasında da olduğunu görüp bu durumu sorgulamaya başlarlar. Bunu yaparken de 1940 yılında sıkışıp kalmak istemiyorlar ve Bayan Peregrine'nin bir an önce dönüşmesi için canlarını tehlikeye atıp ırkları için bunu bir an önce başarmayı istiyorlar...

Eserin sonu ise üçüncü kitabı okumamıza sebep olacak şekilde şaşırtıcı bir sonla noktalanıyor...

Fantastik kitap severlere tavsiye ederim...
400 syf.
·9 günde·9/10
Güzel fantastik bir roman bitirdim.
Kitabın içindeki koleksiyonculara ait resimler fazlaca güzel ve dikkat çekiciydi, karakterleri tanımaya çok yardımcı oldu. Bu romanı yıllar önce okumaya başlamıştım ama nedendir bilmem yarım bırakmıştım, şimdiki aklım olsa yarım bırakmaz hemencecik bitirirdim. Okurken kitap okuyormuş gibi değil de film izliyormuş hissiyati uyandırdı bende, sayfaları nasıl atladığımı bile fark etmedim.

Seri 4 kitaptan oluşuyor.
Aslında bakarsanız kitap tam olarak bitmiyor daha çok bu kitap bir başlangıç gibi, okuru döngüdeki yaşama ve diğer tuhaflıklara hazırlıyor. Kitabın sonuna bakılırsa okuru, serinin diğer kitaplarında çok büyük fantastik yolculuklar bekliyor.

Bu kitabın bir filmi de var. Film de gayet hoş duruyor.
Fragmanını şuraya bırakıyorum eğer merak ederseniz buradan ulaşabilirsiniz.

https://youtu.be/zmqPDDLJS6g

Okumak istiyorsanız zevkle okuyabileceğiniz bir kitap. Tavsiye ederim.

Not: Kitapta bulunan fotoğrafların çoğu bit pazarlarından ve koleksiyonculardan toplanmış hepsi orijinal olup çok az oynama yapılmış. Gerçekten çok ilginç ve görülmeye değer fotoğraflar var.

Yeni kitaplara yelken açmak üzere hoşçakalıın.
400 syf.
·9 günde·Beğendi·9/10
Jacob,büyükbabası Abe ile kurduğu bağın çocukluk döneminde ne kadar güçlü olduğunu ergenlik yıllarına gelince sorgulamaya ve onun anlattığı gerçeklerin hayal ürünü olduğuna karar verir.Çocukluk döneminde anlatılan yetimhane ve canavarlara nasıl inandığına ve büyükbabasının bunları uydurduğunu düşünmeye başlar ta ki onun cesedini bulana kadar...
O gün gördüklerine kimseyi inandıramaz ve psikiyatrdan destek almaya başlar artık o bir akıl hastası yerine konulmuştur...
Büyükbabasının yaşadıklarını kendine kanıtlamak için çıktığı yolculukta yaşadığı fantastik olaylara ve Bayan Peregrıne'nin yetimhanesinde ki tuhaf çocuklara nasıl ulaşacağını bilmemekle beraber kendini bu yıkık dökük yetimhanenin kalıntılarının arasında bulur...
Nereye bakması gerektiğini ve ne bulacağını bilmeden büyükbabası Abe'in hayatından kalıntılar ve tuhaflıklarla yüzleşmek ve karar vereceği konuların hayatını nasıl etkileyeceğini sizlerde düşüneceksiniz...
Bu sırlı yolculukta tuhaf diye anılan çocukların hayatını fantastik bir roman olarak okuyup neler hissettiklerine şahitlik edeceksiniz...
Kitabı keyif alarak okudum.Fantastik kurgu sevenlerin okumasını tavsiye ederim...
504 syf.
Başlığa dair ilgilisine not: 2. ve 3. kitaplar için ortak inceleme...
(Hatta araya azıcık 1 bile sıkışabilir)

Bu seriyi tahmin edemeyeceğim kadar çok sevdim. Devam kitapları önceki kitabın tam da bittiği yerden başlıyor ve bu iyi bir şey çünkü kitabın sonunda karakterler öyle bir açmazın, belanın içine düşüyorlar ki zaman atlaması yapmak hata olurdu..

1. kitabın başları Jacob'u, çevresini ve hayatını tanıma amaçlı olduğundan atraksiyondan uzaktı, tuhaf çocuklarla kitabın anca yarısında tanışabildik... Neyse ki kitap akıcıydı, o yüzden ilk kısımlarda sıkılmamıştım.

2. kitapta ilk sayfalardan itibaren tuhaf çocuklarımızın ve aşık jojuk Jacob'umuzun başına gelmedik kalmıyor. Bir beladan kurtulmak için başka bir belanın kucağına düşüyorlar. Yani tuhaf çocuklar oluyor bizim acıların çocukları, boynu bükük yuvasız kuşlar.. Vah yavrucuklar... Hortlaklar ve gölgeler peşlerinde bir umudun peşinde devamlı kaçıyorlar.

Bu kitaptan da aldığım birkaç ders oldu. Zaten küçük çocuklar için yazılmış masallar bile bir ders niteliğinde öğütler taşıyor. Kitabı okurken şunu bir kez daha farkettim ki insan kendi gibi olmayandan, kendisine benzemeyenden korktuğu için farklı olanı kötü görüyor, onu ezmeye, sindirmeye hatta yok etmeye çalışıyor maalesef. Tuhaflık sadece çocuklara özgü bir şey olarak kalmıyor, hayvanlar da işin içine giriyor 2. kitapta. Ve doğal olarak onların çektiği acılar da azımsanacak kadar değil. Anlattıkları olaylar fotoğraflarla destekli olmasından dolayı daha somut, daha gerçekçi geldi bana. Bir tanesinde resmen kanım çekildi, içim acıdı ve günümüzde de hayvanlara yapılan eziyetleri de düşününce 'kurgu yaa, gerçek değil ki' diyip geçemedim...

Neyse bu derin acıları geçersek... 2. kitabın sonu beklenmedik derecede şaşırtıcı bitti benim için. Beni hazırlıksız yakalamak zordur, her şeye hazırlıklıyım 'HEP TETİKTE OLUN' diyen Sahte Moody den sonra... Ama hiç tahmin etmediğim şekilde bitince 2. kitap 'ay ben şok' demelere doyamadım... Yazarı bu yönden de tebrik ediyorum.
Tabii en önemlisi kitabı okurken kafamda oluşan soruların cevaplanması. 2. kitap boyunca çocukların belaları defetme olaylarına 'çekirge bir sıçrar, iki sıçrar üçüncüsünde hoop düşer...' prensibine aykırılık keşfetmiştim. Bunu da yine kitabın sonlarında yazar tatmin edici bir şekilde bağlamış.
3. kitapta tuhafların dünyasına tamamen dalıyoruz ve dananın kuyruğu kopuyor artık. Tek bir saldırı için tek bir şansları var ve onu kullanmak zorundalar.. Üstelik karakterlerin korkmaları gereken şeylerin sayısı da artıyor, tekinsiz ortamlarda hortlak avına çıkıyorlar.
Kitapta boş, gereksiz, olmasa da olurmuş diyebileceğim hiçbir sayfa yok. Hatta bu 3 kitap için de geçerli (evet başlangıcı karakteri tanıma amaçlı bayaa uzun olan 1. kitap bile) Seri kitapları okurken genellikle bir kitabı 'ııh çok uzatmış konuyu, koptum ben bu dünyadan' tarzı şikayetlerim eksik olmaz. Ama bu seri ne eksik ne fazla tam ayarında. Başka kitaplarla devam edecek yazar diyorlar, lütfen bu karakterler olmasın, bence onların hikayesi tamamlandı. Bitmesi gerektiği gibi bitti bana göre, gerisi de biz okuyanların hayal gücüne kalsa daha iyi olur.
504 syf.
·6/10
Diğer iki kitabından sonra bu kitabı biraz kolay kurgulanmış gibi geldi.. Çok zor ilerleyen bir kitapti benim için. Öykü diğer kitapları da göz önünde bulundurursak genel çerçevede çok güzel, merak uyandırıcı ve daha önce her ne kadar değinilse de kimsenin bu kadarını düşünemediği tarzda.
Kitaba asil ismini veren yerden bu kadar az bahsedilmesi bir miktar üzdü diyebilirim. Daha fazla ruhlar kütüphanesinden olay bekledim. Üç seriye de ismini veren Bayan Peregrine için de aynı şeyi söyleyeceğim.
Genel olarak beklentimin altında bir kitap oldu ama tamamlanmamış hikayelerden pek hoşlanmadığım için seriyi zor da olsa tamamladım.

Yazarın biyografisi

Adı:
Ransom Riggs
Unvan:
Amerikalı Yazar ve Film Yapımcısı
Doğum:
Maryland, 3 Şubat 1979
Ölüm:
-
Amerikalı yazar ve film yapımcısıdır. 1979 yılında Maryland'da 200 yıllık bir çiftlikte doğdu ve Florida'da büyüdü. Kenyon Koleji'nde İngiliz edebiyatı ve Güney Kaliforniya Üniversitesinde filmcilik üzerine eğitim aldı.

Yazar istatistikleri

  • 162 okur beğendi.
  • 5.546 okur okudu.
  • 137 okur okuyor.
  • 2.449 okur okuyacak.
  • 93 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları