”Okumadan geçemediğim için okuyorum, sıkılsam da okuyorum. Düşünmek için okuyorum, hayran olmak için okuyorum, eğlenmek için okuyorum. Okuyup yoruluyorum. Dinlenmek için de gene okuyorum.”
… Yalnız kalmayı, kendini yalıtmayı seçen insanları hassas veya hasta sanmayın. Onların çoğu, toplumca kanıksanmış ikiyüzlü ve zorba insan ilişkilerinden artık tiksinmiş ve hasta bir topluma uyum sağlamakla ilgilenmeyen gerçek ruhlardır.
İnsan ilişkilerinde pasif agresif tutumların ve ikiyüzlü yaklaşımların geçerli olduğu toplumlarda, dürüst ve net olan bireyler, saldırgan ve saygısız olarak tanımlanır. Böyle toplumlarda içten, dürüst, maskesiz biri olmanın ve sağlıklı kalmaya çalışmanın nedeni yalnızlık ve yabancılaşmayla ödenir.
Tanımadığın birine “sen” diye hitap etmeler, talep edilmeden tavsiye ve akıl vermeler, özel hayatla ilgili haddi aşan sorular, şaka kılıfında yargılamalar, bunlar da yetmezse hakaretler ve küfürler. Hadsizlik ve zorbalık maalesef çağımızın yeni hastalığı.

Yaşama sevinci bitmiş insanlar, şatafatlı bir görgüsüzlük, kutsanan dipsiz cehalet, bitmeyen bir öfke, kadercilik, doymak bilmeyen egolar, alaya alınan nahiflik ve bilgelik, çaresizlik, var olamayan sıkışmış güzel insanlar…