"...
Ah, beni bekleyen kaderimi nasıl öngörebilir, bugün beni pençesine almış olsa bile nasıl anlayabilirim? Hiç değişmeyen, bir zamanlar olduğum adamla aynı olan ben, bir gün gelip bir canavar, bir zehir, bir katil sayılacağımı, insanlığın nefretini üzerime çekeceğimi, ayak takımının oyuncağı olacağımı, gelen geçenin yüzüme tükürerek selamlayacağını, bütün bir neslin söz birliğiyle beni diri diri gömmek isteyeceklerini tahmin etmeye sağduyum izin verir miydi? Bu garip devrim, insanı şaşırtacak bir şekilde meydana geldiğinde allak bullak oldum. Tedirginliğim, adaletsizliğe katlanamayışım beni on yıldır dinmeyen bir hezeyan halinin içine attı. Bu sürede de yanlış üstüne yanlış, hata üstüne hata, budalalık üstüne budalalık yaparak, ihtiyatsızlığımdan dolayı kaderimi avuçları içine alanlara yazgımı kesin olarak, geri dönüşsüz bir şekilde belirlemeye yarayacak birçok silah vermiş oldum.
..."
fr.
"...
Eh comment aurais-je pu prévoir le destin qui m'attendait ? Comment le puis-je concevoirs encore aujourd'hui que j'y suis livré? Pouvais-je dans mon bon sens supposer qu'un jour, moi le même homme que j'étais, le même que je suis encore, je passerais, je serais tenu sans le moindre doute pour un monstre, un empoissoneur, un assassin, que je deviendrais l'horreur de la race humaine, le jouet de la canaille, que tout la salutation que me feraient les passants serait de cracher sur moi, qu'une génération tout entière s'amuserait d'un accord unanime à m'enterrer tout vivant? Quand cette étrange révolution se fit, pris au dépourvu j'en fus d'abord bouleversé. Mes agitations, mon indignation me plongèrent dans un délire qui n'a pas eu trop de dix ans pour se calmer, et dans cet intervalle, tombé d'erreur en erreur, de faute en faute, de sotisse en sotisse, j'ai fourni par mes