Kendisi de savaş pilotu olan ve hayatını bir uçuşta kaybeden Küçük Prens’in yazarı Antoine de Saint-Exupery, bu kitapta yalnızca düşmanla değil, kendi korkularıyla ve inançlarıyla da yüzleşiyor. Fransa’nın işgal edildiği günlerde geçen bu görev, onun için bir uçuştan içsel yolculuğa dönüşüyor.
Savaşın soğukluğuna ve yenilginin kesinliğine rağmen insan onuruna ve umuda olan inancı, her satırda derinden hissediliyor.