Tahmini Okuma Süresi:
6 sa. 21 dk.
Sayfa Sayısı:
224
Basım Tarihi:
Haziran 2024
İlk Yayın Tarihi:
2018
Yayınevi:
Can Yayınları
Orijinal Adı:
La Fissure
ISBN:
9789750763854
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·224 syf.··
2025 37. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 18 Temmuz 2025 22:30
Çatlak, okurken insanı içine alan bir roman. Elinize alıp bir solukta okuyabileceğiniz ama sonra uzun uzun üzerine düşüneceğiniz bir hikaye. Hem gerçek hem metaforik anlatımlar içeren sade bir dille yazılmış bu roman, bittikten sonra insanı sessiz bir ana sürüklüyor.
ÇatlakJean Paul Didierlaurent · Can Yayınları · 2024146 okunma
Beni gün teyzeleri anlar…
Puan vermedi·224 syf.··
2024 100. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 23 Ağustos 2024 00:00
Çatlak’ı okurken kültürel kodlarımı kurcaladım biraz. Boyun devrilsin Xavier diye de düşünmedim değil:) Orta yaşlı bir kadın, eşini terk edip yeni bir hayat kurmaya çalışırsa bu romanı feminist bağlamda okuruz genelde. Varoluş gelmez aklımıza pek, ataerkinin boyunduruğundan kurtulan kadındır o. Sanırım kurguların da bu izlekte olmasının etkisi var ya da bende yer etmiş kurgular bunlar. Orta yaşlı bir erkek, eşini terk edip yeni bir hayat kurarsa bu varoluş romanıdır. Özellikle İskandinav edebiyatının meselelerinden biri olarak yer etmiş bende, Çatlak Fransız edebiyatı. İlk aklıma gelen kitap da Mahcubiyet ve Haysiyet. Bu tarz kitapları okurken ister istemez bir tarafım düz okuma yapıyor, dümdüz bakıyor. ‘Hayırsız herif, kadın yaşlanınca kendini arayası tuttu. Kadının gençliği buna heba oldu, kadını ortada bıraktı vb’ Gün teyzeleri gibi söyleniyorum:) Sonra bu yaklaşımımı düşünüyorum, ataerki ne kadar ele geçirmiş beni? Ya da taraflı mıyım? Kadın bırakıp gitse ‘nihayet’ der miydim, derdim:) İşte böyle çelişkili tutumlarım… Az çok kitabın da meselesi ortaya çıkmıştır. Evinin duvarında bir çatlak farkeden Xavier bu çatlakla uğraşırken hayatındaki çatlakları fark ediyor. Sonrası sorgulamalar, arayış, spoiler:)
ÇatlakJean Paul Didierlaurent · Can Yayınları · 2024146 okunma
Puan vermedi·224 syf.··
Beğendi
·
2024 142. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 29 Kasım 2024 10:56
ÇatlakÇatlak Jean Paul DidierlaurentJean Paul Didierlaurent Xavier Barthoux, uzun bir süredir çalıştığı düzenli bir işi, güzel bir eşi, Bella isminde bir köpeği, kentin içinde ve dışında olmak üzere iki evi olan sıradan bir adam. Kendi rutinlerinin içinde mutlu olduğunu düşünürken bu döngüsünün büyüsünü duvardaki bir “çatlak” bozuyor. Hayatının gidişatını değiştiren olaylar silsilesi de böylelikle başlıyor. Bahçe duvarındaki asmanın altında kalan, yani orada var olan ama dikkatli bakılmadıkça görünmeyen bu küçük çatlak, onun hayatında da var olan ama görünmeyen tüm çatlakları gün yüzüne çıkarıyor. Gözlerinin önüne indirdiği alışkanlık perdesini aralayan karakterin kendini bulma hikayesi. Romanın yaşamlarımızda açılan çatlaklara dair açık bir mesajı var. Değişim gücünün elimizde olduğuna dair… Metafor olarak tüm roman boyunca okuruna eşlik eden çatlak, sayfalar ilerledikçe büyük bir yapbozun parçaları gibi tüm taşları yerine oturtarak tutkulu, sürükleyici bir metamorfoz hikayesine dönüştü. Ne derler bilirsiniz: “Hayatınızda oluşan çatlaklardan endişe etmeyin, oradan yeni bir hayat doğuyor olabilir.”
ÇatlakJean Paul Didierlaurent · Can Yayınları · 2024146 okunma
Hayatta Kaç Tür Çatlak Vardır?
7/10
·224 syf.·
2025 69. kitabı
Yıllar önce senaryo yazımına olan ilgim sebebiyle iletişimde olduğum ve bu alanda tüyolar aldığım senarist Uğur Uzunok'un tavsiyesiyle 6.27 Treni6.27 Treni kitabını almıştım. O dönem hastanede refakatçiyken kitabın üzerine su dökülmüştü ve kitap konusuna uygun bir görünüme kavuştu :) Okuyanlar ne demek istediğimi anlayacaktır. Yıllar sonra okurken dalga dalga olmuş sayfaları, o gün o durumun nasıl denk geldiğini düşünüp tebessüm ettirdi :) Bir ân'ın garip bir şekilde zamanda asılı kalmasının işaretlerinden biridir benim için :) ÇatlakÇatlak romanı, normal bir hayat akışına sahip Xavier Barthoux'un, bu hayattan memnun şekilde yaşadığını düşünürken, bir gün duvarda asmaların arasında gördüğü bir çatlak sebebiyle hayatının bir anda alt üst olmasını konu alır. Çatlak'ın sebebini araştırmaya başladığı ilk andan itibaren başına gelen olaylar, artık hayatında olan her şeye karşı daha dikkatli bakıp sorgulamasına sebep olur. Bahçe cüceleri satan bir firmada satış temsilcisi olarak çalıştığı işinde başarılı olmasına rağmen, orada Pamuk Prenses heykellerinin tabanında gördüğü defo, yani çatlak sebebiyle de, sorgulamalarına hayatın işaretlerinin de dahil olduğunu düşünmeye başlar ve işini eskisi gibi yapamaz hale gelir. Firmanın "8 Numara" olarak adlandırdığı bir bahçe cücesinin kendisiyle konuşmaya başlamasıyla, ki kitapta sıra dışı olan nerdeyse tek unsurdur, hayatının her aşamasında bu işaretleri takip ederek ne anlama geldiğini bulmaya ve hayatındaki çatlakları düzeltmeye koyulur. Yazar, diğer eserinden farklı olarak bu kitapta, karakterin yolculuğunda okuru biraz yorucu ve karmaşık bir kurgunun içine sokuyor. Gündelik yaşamın o sıkıcı halini olduğu gibi yansıtırken, kurgu ile gerçeği iç içe işlemesi ile hikayenin akışı okuru merakta tutuyor. "Çatlak", hikayesinde okuru yakalamak için
Edebiyat
ÇatlakJean Paul Didierlaurent · Can Yayınları · 2024146 okunma
Çatlak cehennem gibidir
8/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2025 34. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 16 Kasım 2025 01:59
Çatlak bir sembol... Gerçekten severek okuduğum bu kitap kendimde olan bazı çatlakları unutmayı yeğ tuttuğum hayatımda bir kusur olarak gördüğüm ne varsa fiziksel, fizyolojik,ruhsal çok takıntılı ne varsa boş bir humma olarak kendimle cebeleştiğimi kendime ne kadar haksızlık yaptığımı daha neler neler iyiki okudum iyiki yolum kesişti seninle yazardan okuduğum ikinci romanı bir gün boş boş gezerken İstanbul kitapçısında dikkatimi çekip aldım öyle bir denk geldiki... İçerik başlangıç,bakış açısıyla muhakkak okunması gereken bir kitap içeriğinden bahsetmek istemiyorum okurlar kendi iç dünyasında çözümlemeli Okuyun OKUTURUN... Jean Paul DidierlaurentJean Paul Didierlaurent ÇatlakÇatlak
ÇatlakJean Paul Didierlaurent · Can Yayınları · 2024146 okunma
8/10
·224 syf.··
2026 17. kitabı
Kitap sıradan bir hayat yaşayan Xavier’ın evindeki küçük bir çatlağı fark etmesiyle başlar. Bu çatlak zamanla onun iç dünyasını sorgulamasına neden olur ve karakter, hayatını, seçimlerini ve kendini yeniden keşfetmeye çalıştığı bir yolculuğa çıkar. Kitabın dili oldukça sade ve akıcıydı, bu da okumayı kolaylaştırdı. Anlatım tarzı yer yer absürt ama aynı zamanda düşündürücüydü. Yazar, basit bir olay üzerinden derin anlamlar vermeyi başarmış. Kitap bittiğinde insanda hafif bir sorgulama ve garip bir boşluk hissi bırakıyor. İnsanın dış dünyasında fark ettiği küçük bir “çatlak”, aslında iç dünyasındaki eksiklikleri ve tatminsizlikleri fark etmesine yol açar. Kısaca: Kendini tanımadan ve içsel sorunlarını çözmeden gerçek bir huzura ulaşmak zordur. Bazen hayatımızdaki en küçük çatlaklar, aslında en büyük değişimlerin başlangıcıdır. yAzar hakkında bilgi Jean-Paul Didierlaurent, özellikle sıradan insanların hayatlarını konu alan eserleriyle tanınan bir Fransız yazardır. Uzun yıllar farklı işlerde çalıştıktan sonra yazarlığa yönelmiş ve önce öyküleriyle dikkat çekmiştir. En büyük çıkışını “6.27 Treni” adlı romanıyla yapmış, bu eser birçok dile çevrilerek dünya çapında ün kazanmıştır. ** Sıradan insanların hikâyelerini anlatır Hayatın monotonluğu ve içsel boşluk temalarını işler Küçük olaylardan derin anlamlar çıkarır. Didierlaurent, gündelik hayatın içindeki “küçük ama anlamlı” hikâyeleri anlatan, sade ama düşündürücü bir yazardır.Tavsiye ederim bu yazarı okumalısınız.
Edebiyat & Roman
ÇatlakJean Paul Didierlaurent · Can Yayınları · 2024146 okunma
Puan vermedi·224 syf.··
Beğendi
·
2024 72. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 21 Aralık 2024 21:11
‘Çatlak’ bana çok tanıdık geldi. Yani daha önce izlediğim bir filmin senaryosunu okuyormuş gibi hissettim çoğu zaman. Sahip olduğu yer cücesi ‘8 Numara’ ile olan içsel yolculuğu ara ara bunaltsada yapmak istediğini gayet yaptı romam. Ama genel olarak rahat okunan bu kitapta orta yaşlardaki bir erkeğin kendini tekrar bulma sürecine eşlik ediyorsunuz. Ve bencilliğin bu hayatta mutlu olmak için yapılacak en önemli şeylerden biri olduğunu tekrar gördüm. 2025’ e not bırakıyorum kendi hayatın için daha bencil ol.
ÇatlakJean Paul Didierlaurent · Can Yayınları · 2024146 okunma
Duvardaki bir çatlak sizi ne kadar etkiler?
7/10
·224 syf.··
2025 4. kitabı
Duvardaki bir çatlak sizi ne kadar etkiler? Gözünüz kısa süre takıldıktan sonra geçer gider misiniz yoksa kaynağını ne pahasına olursa olsun araştırmaya girişir misiniz? Çatlak, beni biraz muallakta bırakan bir kitap oldu. Çok mu sevdim, az mı emin olamadım. Konusu oldukça ilginç. Dünyanın bir ucunda başlayıp bambaşka bir ucunda biten ama aslında basit bir insanın ve onun bahçe cücesinin (!) gerçekleştirdiği bir nevi içsel yolculuğu anlatıyor. Bir sabah, Fransa’nın küçük bir kasabasındaki yazlık evinin bahçesinde kahvaltı ederken bahçe duvarında oluşan çatlağı farkeden Xavier, bu çatlağın kaynağını araştırmaya karar vermesiyle birlikte hayatının kendince tahammülfersa haliyle yüzleşir. Hem duvardaki hem de hayatındaki çatlağın kaynağını çözmeye karar veren Xavier kendini bir şekilde Yeni Zelanda’da bulur. Espirili, absürt ve hatta grotesk bir anlatım tarzı olan bu kitap keyifli bir okuma vaad ediyor. Öte yandan, kendi seçimleri sonucu yaşadığı hayattan ve evliliğinden bunalan orta yaşlı erkek karakterin suçu eşine ve dünyaya atıp “başka sulara” yelken açması durumu, gerçek hayatta olduğu gibi, biraz sinir bozucu. Tabi ki, bu duruma sinirleniyorsak aslında kitap başarılı yazılmış diye de düşünebiliriz. Keyifli okumalar.
1000Kitap
ÇatlakJean Paul Didierlaurent · Can Yayınları · 2024146 okunma
ÇATLAK
10/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2026 12. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 18 Mart 2026 01:33
Tıknefes sandala koştu.Ucu bucağından uzun yolculuguna daha sakin,daha kendinden emin,daha beklenilir bi halde çıkmayı tercih ederdi.bilinmez.ictigi bütün sigaralar top mermisine dönüşmüş ciğerinde patlamıştı ,hepsi,hemde ard arda.Tek anlayamadigi arkasindan kovalayan olmadığı halde neden bu hayatta hep koşmuş olduğuydu.Kendine şaşırdı,ne işe yarayacaksa ,şaşakaldı.sandala düşer adım girer girmez ,yeniden nefes almayı denedi,aldı da. Hayatı boyunca elinde o kadar çok sey tutmuş,o ellerle o kadar çok yük çekmiş(en büyüğü mü neydi,siz hiç ateş gibi dudakları yanardagin içinde söndürmeye calistiniz mi,bilmezsiniz yani ağırlığını o dudaklardaki ateşin ) bu adamın ,en sonunda ellerinde iki kürekle yıpranmış bi sandalı açık denize doğru kazıyarak sürükler halde itişi bi andan sonra denizin sakinliginide üstüne alıp yavaşlamasına neden oldu. Bi yerdeydi,bi yerden gidiyordu, gidemeyeceğini bildiği bi yere doğru sandalın içinde durar adım sallanıyordu.zihnindeki karmaşa midesindeki karmaşayı çoktan aşmış ,denizin tuttugunun bile farkına varamaz olmuştu.Beynindeki tutulma,denizin tutmasının yanında okyanustaki bi damla kadardı.Ya da tam tersi. Yırtık,çatlak hayatının her yerinde baş göstermeye basladigindan beri,anlamını bilmediği bir sürü anlamsız eylemin içinde olmuş,aklıyla ve kalbiyle arasında oluşan en büyük yarığı hiç bı şekilde kapatamamanın verdiği ızdırap onu en sonunda bu açık denizin ortasında bi sandalın içine düşürmüştü . Eski,rengi maviden beyaza dönene kadar aradaki flu reklerin hepsini kaybetmiş bi boya artigiyla tahtaları çevrilmiş de olsa,halihazırda kendini diğer kendine doğru götüren yegane aygıt olduğu için eğilip ,tuz ve tuz ve tuz kokan sandalı öptü,onu son kez öptüğünde dudagindan aldığı tatlı tuzu animsayarak. Yırtıldı. Çatlak , büyüdü.Dermanı
ÇatlakJean Paul Didierlaurent · Can Yayınları · 2024146 okunma
Puan vermedi·224 syf.·
2024 62. kitabı
Bazen Olivercığım kitaplarımı benden çok sahipleniyor,hatta bazen ucundan azıcık yemek cüreti de gösteriyor ki bu hiç hoş değil. Yalnız bu roman,Oliver’ın sahiplendiği kadar var,epeeey iyi merkez! Yazarın 6.27 Treni romanını da çok severek okumuştum ama bu bence daha keyifli ve derdini net ortaya koyan ama bunu oldukça sade bir üslupla akıcı bir anlatımla yapan bir roman.. Bir şeyleri başka bir şeylere benzeterek açıklamayı hiç sevmesem de,yazar okuduğum iki romanına dayanarak, beni buna bir parça mecbur ediyor diyebilirim.Bu noktada 6.27 Treni bende Fahrenheit 451 esintileri yarattığı gibi bu romanında da buram buram Hang Kang ve hatta daha geniş olacak şekilde çağdaş Japon edebiyatı kokuları aldığımı söylemek isterim. Fransızların Camus’den bu yana bireyin varoluşunu sorgulamalarının bitmeyişini nüktedan ve hafif bir kurguda okumak aşırı iyi geldi bana.. Çatlak,bu soğuk kış günlerinde hem doyurucu hem de eğlenceli bir okuma vaad ediyor,yeni çıkanlar rafına mesafeli olanlara selam eder,naçizane tavsiyemdir,derim! PS.Artık alışılagelmiştir diye düşünsem de yine de söylemek istedim,arka kapak yazısı yazmıyorum be merkezcim!
ÇatlakJean Paul Didierlaurent · Can Yayınları · 2024146 okunma

Yazar Hakkında

Jean Paul DidierlaurentYazar · 1 kitap
JEAN-PAUL DIDIERLAURENT, 1962 doğumlu Fransız yazar, Nancy’de tamamladığı reklamcılık eğitiminin ardından Paris’te çalışmaya başladı. Kısa bir süre sonra doğduğu kent Voges’a döndü ve uzun yıllar bir telekomünikasyon şirketinin müşteri hizmetleri bölümünde çalıştı. Yazdığı öyküleri, 1997 yılında keşfettiği öykü yarışmalarına göndermeye başladı. 2010’da “Brume” (Pus) adlı öyküsüyle Uluslararası Ernest Hemingway Ödülü’nü aldı. Aynı ödüle 2012’de, bu kez, “Mosquito” isimli öyküsüyle layık görülen yazar, on beş yıl boyunca başka birçok ödülle taçlandırdığı öykü yazarlığına devam etti. 2014 yılında, bir ay inzivaya çekilerek kaleme aldığı 6.27 Treni Fransa’da yılın edebiyat olayı olarak kabul edilmesinin ardından Michel Tournier Ödülü’nün de aralarında bulunduğu çok sayıda ödül aldı. Dünyada da büyük heyecan yaratan roman, kısa sürede yirmi dokuz dile çevrildi.