Mistiğin ya da bilgenin tersine, ne kendinden kurtulabilir ne de kendi saplantısının merkezinden kaçabilir..Kendini kurtarmayı beceremediğinden, onun için her şey mümkündür, kendi hayatı hariç...
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Fikir beklentisi içinde yaşarım ; onu önceden hissederim , kuşatırım , ele geçiririm - ve onu dile getiremem , elimden kaçar , henüz bana ait değildir : Onu yokluğum içinde mi tasarlamışımdır ? Elikulağında ve bulanık olan fikri , ifadenin anlaşılır can çekişmesi için de nasıl mevcut ve ışıltılı kılabilirim ? Açılması -ve sararıp solması- için ne gibi bir hal ümit etmeliyim ? Filozof aleyhtarı olduğumdan , ilgisiz her fikirden nefret ederim : Her zaman hüzünlü değilimdir , dolayısıyla her zaman düşünmem . Fikirlere baktığım zaman , bana şeylerden bile daha yararsız görünürler ; ayrıca sadece büyük hastaların zırvalarını , uykusuzluğun geviş getirmelerini , devasız bir ürküntünün parıltılarını ve iç çekişlerle dolu şüpheleri sevmişimdir . Bir fikrin içinde taşıdığı kapalılık tutarı derinliğinin tek göstergesidir ; tıpkı yegâne büyülenme göstergesinin neşesindeki ümitsizlik vurgusu olması gibi ... Gece geçmişinizde kaç uykusuz gece saklıdır ? - Her düşünüre böyle yaklaşmamız gerekirdi . İstediği zaman düşünenin bize söyleyecek bir şeyi yoktur : Düşüncesinin üzerinde -veya daha ziyade , yanında- olduğu için ondan sorumlu değildir , kendini ona hasretmemiştir ; kendi kendinin düşmanı olmadığı bir çarpışmada kendini tehlikeye atmakla , ne kazanır ne kaybeder . Hakikat'e inanması ona hiç bir şeye mal olmaz . Doğru ile yanlış'ın artık bâtıl inançlar olmaktan çıktığı bir kafa için ise durum aynı değildir ; bütün ölçütleri yıkar o ; sakatlar ve şairler gibi kendini tespit eder ; kazaen düşünür : Bir rahatsızlığın veya bir sayıklamanın zaferi ona yeter . Bir hazımsızlık fikir açısından bir kavramlar geçidinden daha zengin değil midir ? Uzuvların rahatsızlıkları zihnin verimliliğini belirler : Vücudunu hissetmeyen kişi , hiçbir zaman canlı bir düşünce tasarlayamayacaktır ;
Sözlü evrendeki eskime sürecinin ritmi , maddî evrendekinden farklı bir hızdadır . Aşırı ölçüde tekrarlanan kelimeler bitkin düşer ve ölürler ; oysa yeknesaklık , maddenin yasasının ta kendisidir . Zihne sonsuz bir sözlük gerekirdi , fakat elindeki araçlar kullanıla kullanıla harcıâlemleşmiş bazı sözcüklerle sınırlıdır . Tuhaf bileşimler gerektiren yeni , böylelikle sözcükleri beklenmedik işlevler yüklenmeye zorlar : Özgünlük , sıfata işkence edilmesinden ve metaforun tahrik edici bir biçimde yanlış kullanılmasından ibarettir .
Öngörülmüş bir kelime , geçmişe karışmış bir kelimedir ; sadece yapay kullanımı yeni bir dirilik verir ona ; sonra o da çoğunluk tarafından benimsenir , yıpratılır ve kirletilir . Zihin ya yapmacıklı'dır , ya da yoktur ; oysa tabiat , daima aynı kalan olanaklarının kolaylığı içinde keyfince yayılır .
Monoloğun sınırına , yalnızlığın ucuna varıldığında , -başka muhatap olmadığından- en yüksek diyalog bahanesi , Tanrı , icat edilir . Onun adını andığınız sürece cinnetinizin kılık değiştirmiş olduğu anlaşılmaz ve ... her şey size mubah olur . Hakikî mümini deliden ayırt etmek güçtür ; fakat onun deliliği yasaldır , kabul görür , sapıtmaları her nevi imandan arınmış olsaydı , sonu tımarhane olurdu . Fakat bu sapıtmalar Tanrı'nın güvencesi ve meşruiyeti altındadır .
İmanınız, cemaat tarafından hoşgörülen bir azamet sayıklamasından başka bir şey değildir, çünkü çarpıtılmış yollardan gider; fakat yegâne saplantınız naaşınızdır: Zamandışılığa düşkünsünüzdür ve bu saplantınızı dağıtan zamana zulmedersiniz. Göz koyduğunuz şeyler için bir tek ahiret yeterince geniştir; yeryüzü ve anları size fazla dayanıksız görünür.
Kendi yokluğuna rıza göstermeyen kişi bir akıl hastasıdır.
Süregitme iradesi bu kadar uzağa vardırıldığında dehşet verir bana. Sınırları belirsiz bir Benlik'in hastalıklı cazibesinden kaçınıyorum. Ölümlülüğümün içinde yan gelip yatmak istiyorum. Normak kalmak istiyorum.