Dalya Ferecikli

Boşluğun Yelpazesi
İnsanların var olmak ve harekete geçmek için sarıldıkları nedenleri, kendimde ortadan kaldırmak istedim. Sözle anlatılmayacak kadar normal bir hale gelmek istedim, - şimdi de sersemlemiş bir halde, budalalarla aynı düzeyde ve onlar kadar boşum.
Sayfa 51·Kitabı okudu
Alıntı
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Edep Kaygısı
Hakikaten yalnız varlık, insanlar tarafından terk edilmiş olan değil insanlar arasında acı çekendir. Eski zamanlardaki büyük yalnızlar mutluydular, ikiyüzlülüğü bilmiyorlardı, gizleyecek bir şeyleri yoktu: Bir tek kendi yalnızlıklarıyla söyleşiyorlardı.. Cüzzamımızı haykırmadığımız ölçüde, asırlar tarafından biçimlendirilmiş zarif yapmacıklığa saygı gösterdiğimiz ölçüde "uygarlaşmış" ızdır.. Yaşadığı saatlerin ağırlığı altında iki büklüm olmaya hiç kimsenin hakkı yoktur.. Her insan kendi uçurumlarını düzleştirmeye girişir.
Sayfa 49·Kitabı okudu
Alıntı
Alacakaranlık Düşünürleri
Roma sokakları, ellerinde farklı "mutluluk" reçeteleriyle dolaşan, devasız bir genel bıkkınlığa şifa bulmak için felsefenin çeperinde ortaya çıkmış bilgelik uzmanları ve soylu şarlatanlar olan Epikurosçular ve Stoacılar'la doluydu. Bilgelik, sonun her taraftan yükselen hırıltıları içinde beyhude bir melodi denemesidir. Biz de "mutluluğu" ararız; ya düşkünlükle ya da küçümsemeyle.. Kaypak bilgeleriz biz; modern Romalar'ın Epikurosçular'ı ve Stoacılar'ıyız.
Sayfa 43·Kitabı okudu
Alıntı
Mutsuzluğun Bilinci
Eczanelerde varoluşa karşı hiçbir özel ilaç yoktur - yalnızca palavracılar için küçük ilaçlar..
Sayfa 37·Kitabı okudu
Alıntı
Sıfatın Üstünlüğü
Tarih, çok sayıda sorunun ve çözümün yalnızca çehrelerini değiştirmekle uğraşır. Zihnin icat ettikleri, bir dizi yeni nitelemeden ibarettir; unsurları yeniden adlandırır ya da yegâne ve değişmez bir acı için daha az aşınmış sıfatlar arar. Her zaman ıstırap çekilmiştir; ama ıstırap, o andaki felsefenin ayakta tuttuğu bütünsel görüşler uyarınca ya "yüce", ya "doğru", ya da "saçma" olmuştur. Niteleyiciler değişir: Bu değişikliğe de zihnin ilerlemesi adı verilir. Zekâ ile sersemlik arasındaki fark, çeşitlendirilemediği zaman bayalığa yol açan sıfat kullanımında ortaya çıkar. Böylelikle insan, mutsuzluğunun yeksanlığını daima farklı biçimlerde niteleyerek, ancak tutkulu bir yeni sıfat arayışıyla zihnin önünde haklı çıkarır kendini.
Sayfa 27·Kitabı okudu
Alıntı