''Gece Yarısı Kütüphanesi hayaletler kütüphanesi değildir. Ölüler kütüphanesi de değildir. Burası bir olasılıklar kütüphanesi. Ölümse olasılığın karşıtıdır. Anlıyor
musun?"
"Öngörmek kolay değil, ha?" diye sordu, siyah fillerden birini
ilerletip beyaz bir piyonu alırken dalgın dalgın önüne bakarak. "Bizi
nelerin mutlu edeceğini?"
"Ya? Öyle mi? Kendini bayağı bir önemsiyormuşsun meğer, Nora.''
"Önemsemeyeyim mi? Yani, herkesin önemsemesi gerekmez mi? Kendini önemsemenin neresi yanlış? Üstelik, doğruyu söylüyorum. Whatsapp'tan bensiz ne kadar berbat bir hayatın olduğuna dair mesajlar atıp durduğun başka bir evren var. O evrende bana mesajlar atıp sesimi duymayı özlediğini söylüyorsun.''
Dan önemsemez bir tavırla, gülmekle homurdanmak arası bir
ses çıkardı. ''Ama şu an sesini özlediğim pek söylenemez.''
''Farklı seçimler yapmış olsan, şu an nasıl bir hayatın olacağını görürsün... Pişmanlıklarını telafi etme şansın olsaydı, bazı konularda farklı davranır mıydın?"