Olçar Dede

KİTABI BİR ERKEĞİN YAZDIĞI ÇOK BELLİ OLUYOR
7/10
·432 syf.··
2026 3. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 24 Şubat 2026 23:23
Kitaba 7 puan verdim, ancak bu puan ilerleyen zamanda değişebilir. Spoilerlı ve spoilersız olmak üzere iki kısa inceleme sunacağım; fakat öncesinde yazara ufak bir not bırakmak istiyorum. Emre Gül’ün edebî dili hoş olsa da, okuyucuyla sohbet etmesi ve bizi kitaba dâhil etmesi fikri her zaman olumlu hissettirmedi. Bazı sayfalarda bunun yapılması kabul edilebilir olsa da, bir noktadan sonra yalnızca “dördüncü duvarı kırmak” için okuyucuya hakaret eden bir üsluba dönüştüğünü hissettim. Açıkçası, zorbalayıcı cümlelerle karşılaştığım bölümleri çoğu zaman atladım. Kitaptaki cinsellik unsuru hakkında da eleştirim var. Bir noktadan sonra roman değil, yalnızca smut okuduğumu düşünmeye başladım. O kadar çok cinsellik içeren ifade vardı ki zaman zaman “Ben şu an ne okuyorum?” diye sorguladım. Karakterlerin 24–25 yaşlarında olmalarına rağmen bu denli yoğun ve sürekli cinsellik merkezli yazılmaları bana yapay geldi. Bir süre sonra yazarın kendi fantezilerini metne yansıttığı hissine kapıldım. O kadar çok cinsellik içeren cümlesi var ki bir noktadan sonra yaşayamadığı cinsel hayatını fantezi dünyasını kitaplarına yansıttığına inanmaya başladım Karakter gelişimleri genel olarak başarılıydı; ancak Noa’nın gelişimi bana biraz hızlı geldi. Nate, Helen, Ray ve Kevin gibi yan karakterlerle ise tam anlamıyla bağ kuramadım. Özellikle Nate’in yalnızca eşcinsel kimliği üzerinden tanıtılması ve kişiliğinin bunun ötesinde derinleştirilmemesi hoşuma gitmedi. Becca ise kitapta en sevdiğim, hatta belki de tek sevdiğim karakterdi; ancak ona da oldukça sert davranılmıştı. SPOILERSIZ Kitap oldukça iyi bir başlangıç yapıyor. İlk kitaptaki bazı mantık hataları ve saçmalıklar kısmen toparlanmış olsa da hâlâ “Bu tamamen yerine oturmuş” diyemediğim sahneler vardı. Noa ve annesi arasındaki
2026 Okuma Raporları
Oyuncak MezarlığıEmre Gül · Guardian Yayınları · 20251,047 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
KİTABI İLK FIRSATTA SATACAĞIM
1/10
·192 syf.··
2026 2. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 17 Şubat 2026 00:24
Genelde kitaplara kötü yorum yapmayı seven birisi değilim. Kötü olsa bile kitabı okumak için kendimi zorlarım, ama bu kitap o kadar kötüydü ki bir an önce bitmesi için her şeyi yaptım. 50. sayfadan sonra romantik sahnelerin hepsini geçtim. Hayatımda bu kadar cringe diyalog görmemiştim. Sıkıntı yazarın cümlelerinde bulunan yazım yanlışları ya da TDK sorunları değil. (Gerçi editör bile bir noktadan sonra okumayı bırakmış olacak, yazım yanlışlarına dokunmamış bile) Sorun tamamen kurulan cümlelerde. Okurken bir sayfada kaç kez göz devirdiğimi bilmiyorum. Bu kitabı alıntılayıp beğenen insanların yorumlarını gördüğümde, kitaba çerezlik kitap diye bakmıştım ama resmen çerezin içinden çıkan o acı tatlı badem gibi bir şeydi bu kitap. Okuyacaklara sabır diliyorum. Karakterlerin isimleri zaten tuhaf onu geçtim kim kimle konuşuyor anlamıyordum. Kitaplarda değişik isimler görmeyi sevdiğim halde bu kitap resmen beni baydı. İlk fırsatta kitabı satacağım.
1000Kitap
Dual - JazeMısra Mutlu · Lapis Yayıncılık · 202569 okunma
Katil Sabır Taşı Çatlatır. Kurban Karın Ağrıtır.
5/10
·480 syf.··
2026 1. kitabı
·
30 günde okudu
·
Okunma: 13 Şubat 2026 01:57
Açıkçası, kitabı aldığımda çok yüksek bir beklentim yoktu. Klasik cinayet romanı olarak düşünmüştüm ama pek öyle olmadı. Bence kurgu mantığı okey olsa da işleniş olarak aşırı vasattı. Ana karakterlerimizden olan Noa karakteri daha okunan bir karakter oldu. Oyuncak Katili içinse daha sonra konuşacağım. Noa'nın ailesi ve çevresi ile olan iletişimi berbat ve yazar sürekli bunu daha acımasızca yapmaya çalışmış ama yok, yavan durmuş. Babası mesela neden kitabın başlarında kötü davranıyordu? Neden bir anda iyi oldu? İkinci kitapta öğrenir miyiz bilemem ama bence sayfa sayısı uzatmak için yazılmış bir kitaptı.(Ki şu an 3.kitabı çıktı, 4.kitabı da çıkacakmış ve olay 4 kitapla ne kadar uzamış olabilir) Gereksiz olduğunu düşündüğüm çok sahne vardı. Oyuncak katiline geleceğim. Yani, karakterin kötü olması düşüncesiyle zaten katili sevmememiz isteniyor, ama zaten kitabı okurken karakterin özelliklerine uyuz oluyorsunuz. Dünyanın en yakışıklısı havalarında gezmesi. Kendisini cinsel anlamda mükemmel olarak anlatması. Okuyuculara sürekli laf söylemesi vs. Çok iticiydi. Katil olup olmaması ile bağı olmadığını düşünüyorum. SPOİLER Kitabın benim için en büyük fiyasko tarafı ise katilin öldürdüğü (öldürmek istediği) karakterlerin Nate haricinde hepsinin kadın olması ve Nate'in de eşcinsel bir birey olması detayına değinmek istiyorum. Kitabı alırken düşüncem katilin kadın-erkek ayrımı olmadan birilerini öldürmesi iken bir anda sadece kadınlara saldırması, günümüz Türkiye'sinde bu kadar kadın çocuk cinayet vakası varken, ne kadar doğru bilemedim. Emre Gül kalemi güzel olabilir ama bu kitap benim nezdimde, asla tam olarak sevemeyeceğim bir kitap olarak kalacak. Zaten aşırı mantık hataları ve cinayetle alakalı saçmalıklarda vardı. Adam akıllı bir karakter var mıydı derseniz de, kesinlikle
1000Kitap
Oyuncak MüzesiEmre Gül · Guardian Yayınları · 20241,772 okunma
Yüzyıl ipucu vermedi mi?
10/10
·736 syf.··
Beğendi
·
2024 42. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 29 Kasım 2024 14:49
-Hepimiz bunu istemedik mi? -Gökyüzünü. -Bazılarımız gökyüzünü değil, gökyüzü olabilmeyi. -Bütün meselede buydu. Hepimiz Gökyüzü Olmak İstedik. Öncelikle seri tamamlanmış ve evrene dair öğrenebileceklerimiz burada sona ermiş gibi gözükse de ben bu hikayenin bittiğine inanmıyorum. Öncelikle bütün bir serinin sonunun burukluğunu yaşıyorum. Son kitap olarak tüm sorunlar ve olaylar tamamlansa da her şey tam olarak yerine oturdu diyemiyorum. Evrene dair olan bir çok sorumuz hala cevapsız ve ucu açık kalan çok olay oldu. N.G. KABAL'ın bir şekilde novellalarla bunu taçlandıracak olması bir şekilde okuyucuları umut ışığı olacaktır. Final kitabı olan Efsaneler ve Lanetler hakkında söylemek istediğim ilk şey, kitap seri arasındaki en iyi kitaptı. Bunun son kitap olmasında çok büyük bir etken olduğunu düşünsem bile, kitap 2. ve 3. bölümden sonra direkt olarak okuyucuyu zaten tekrar içine çekiyor. Okuyucu evreni ve olacakları daha fazla merak ediyor. Bu zaten yazarın da kaleminin güçlü olduğunu bir kez daha bizlere gösteriyor. Özellikle 15.bölüm olan '' Meydan Okuyanlar ve Taşanlar.'' bölümü en sevdiğim bölüm oldu diyebilirim. Lordlar ve Varisler ilk kitap olarak evreni ve karakterleri anlatma konusunda bence tam isteneni sağladı ve Türkiye'de Fantastik kurgu yazılabileceğinin en iyi kanıtı oldu. Krallar ve Soytarıları ikinci kitap olarak tam bir devam kitabıydı ve okuttukça okuttu. Olayların artışı, ihanetler, aşk ve sırlar gerçekten kurguyu iyi verdi. Deliler ve Cellatları ise tam olarak bu iki kitabın zıttıydı. Okurken sıkıldım. Yoruldum ve gerildim. Yazarın zor bir dönemden geçmesinin bunda çok büyük bir etkisi vardı mutlaka, belki de tamamen finale geçiş kitabı olduğu için bu kadar zorlandım ama tüm bu olanlara rağmen final kitabında her şeyi düzeltti. Efsaneler ve
1000Kitap
Efsaneler ve LanetlerN. G. Kabal · Dex Kitap · 20241,755 okunma