Durmadan düşünerek, soru sorarak ve eleştirerek gerçeği arayan Sokrates Atinalılara, "Ben sizin at sineğinizim, sizi rahatsız ederim belki fakat uyanık kalmanızı sağlarım!" diyor. Aydın olmanın, bir aydın olarak sorumluluk almanın kaderinde var bu belki de.
Evet, tam olarak budur.
Şimdi Sokrates deyince üzerinde konuştuğümuz, "Yozlaşmış Demokrasi ve Tanklar" başlıklı yazınızdan Sokrates' in öğrencisi Platon ile ilgili yine altını çizdiğim satırları okuyayım:
"Eski Yunan'ın büyük düşünürlerinden Platon, 'Devlet'te, öğrencisi Aristoteles ise Politika'da, ideal yönetim biçiminin niteliklerini tartışırlar. Platon'a göre bir toplumda aklın egemenliği' yerini gözü pekliğin egemenliğine bırakırsa, (Platon'un "timarși" diye adlandırdığı) 'açgözlü asker egemenliği' ortaya çıkacaktır. Bu ise daha büyük bir alçalmaya yol açacak, sıradan gereksinimler ve elde etme hurst hem akıl hem gözü peklik karşısında üstünlük kaza-narak, sonradan görmelere ve zenginlere iktidar yolu açacaktır..." Yazımın bu bölümünü bulup çıkarmana sevindim. Doğrusunu istersen unutmuştum da. Platon'un görüşlerine aynen katılıyorum