Eğer dersen: "Beni namazdan ve ibadetten alıkoyan ve fütûr veren öyle lüzumsuz şeyler değil, belki derd-i ma'işetin zaruri işleridir."
Öyle ise bende sana derim ki: Eğer yüz kuruş bir gündelik ile çalışsan sonra biri gelse, dese ki :"Gel on dakika kadar şurayı kaz, yüz lira kıymetinde bir pırlanta ve bir zümrüt bulacaksın." Sen ona:"Yok, gelmem. Çünkü on kuruş gündeliğimden kesilecek, nafakam azalacak." desen, ne kadar divanece bir bahane olduğunu elbette bilirsin.
Yüzlerce insan ve binden fazla deveden oluşan kocaman bir kervanın içerisinde olsam da herkes kendi devesinin üzerinde ve aslında yalnız başına yolculuk yapıyor.