Ömer

Villiam Faulkner
Savunmasız varlıklara iyi davranırsanız, Düşlerinizin gerçekleşmesi için Dilek Ağacı'na gerek kalmaz!...
Reklam
Sezen Aksu'nun dediği gibi anlatmak istemiyorum ama anlamanı isterdim.
19 Mayıs.
Bütün umudum gençliktedir. Mustafa Kemal Atatürk
Ne kadarı doğru bilmiyorum ama güzel bir hikaye
80li yılların ortaları... İzmir'de Güneş Gazetesinde çalışıyorum... Bir hafta sonu O'nunla birlikte Denizli'de maça gidiyoruz... Uçağın olmadığı yıllar... Mecburen karayolu... Otoban da yok... 4 x 4 de... 4 saat gidiş, 4 saat dönüş... O arkada, ben önde şöförün yanında... Yol boyu futbol, gırgır, şamata... Birara bağırdı.. "Sağa çek abi" Çektik... Bir çiçekci dükkanı... Dışarıda yüzlerce saksıda çeşit çeşit çicek... İndi... Çiceklerin hepsine tek tek baktı... Ama birini uzun uzun inceledi... Kokladı... Toprağını yokladı... Sonra dükkan sahibini çağırdı... "Bu çicek sulanmamış abi" dedi... "Bu çiceği sula... Dönüşte bakacağım..." Dükkan sahibinin şaşkın bakışları arasında tekrar yola koyulduk... Denizli'de maçı izledik... Gazeteye yorumlarımızı yazdırdık... Dönüşte yine uğradık çicekciye... Yine baktı o çiçeğe... Yine dükkan sahibini çağırdı...
Atlar özgürlüktür....
Sen toynağı çamurlu at, Yorgunsun besbelli, Asilliğinde kalmak istediğin duruşunun.... Koşmuşsun, Özgürlüğüne asice, Kim bilir hangi doru nun peşinden, Anlaşılamadan dört nala.. Savrulurken yelelerin, Rüzgarın sert ellerinde, Sevgi kişnemelerin bile, Duyulmamış, Duyulmamış senin..... Kimi gün mavi denizle kumsalın, Kucaklaşmasında, Kimi gün toprak kokusunda, Özgürlüğünü savunmuşsun.... Bir parça şeker ile, Katıksız dost sanmışsın herkesi, Öyle asi durmuşsun kii, Teninin ipeksiliği farkedilmemiş.. Ama her ressamın tualinde, Asilliğin belgelenmiş..... Sen toynağı çamurlu at, Yıllarda yarım asrın devrilmiş, Özgür yaşamanın bedeli, Asiliğinle dik durarak ödenmiş....
Reklam