Bir yaz daha geçti uzaklara gidemeden.
Aynı sokakta içiyorum siyah çayı.
Kelebek kanatlarına bakarak,
İsmim yazılı bir mesaj var mı diye.
Çaresiz bir hastalığa kapılmanın duygusuyla,
Tozlar şehrinde bir mahkumum ben.
Bir beyaz taşa mahkum;
Cansız bir bedenin hatrına.
Rüyalar "uzaklı duygular'la" dolu,
Bilinmemiş heyecanlar kapıma çalıp gidiyor.
Çocukça, dalga geçer gibi,
Mahkuma umut uzatıyorlar.
Geceler, uzak şehrin senfonisini çalıyor.
Bir kelebek ömrü kadar da olsa,
Dünyaya ait biri gibi hissediyorum,
Gecelerin yumuşak kanatlarında.
Uzaklara gülümseyerek,
Bir tozlu cam kenarında,
Gelecek yaza dair planlar yapıyorum.
Beyaz taşa ihanetçe...!