Ölümü beklemek yaşama dair çok acemice geliyor bazen insana. Mutlaka geleceğini bildiğin bir yolcunun ne zaman geleceğinin tedirginliğinden başka bir şey değil kulaklarında çınlayan ses. Bunu unutmaz insan.
Domuzların suratına ne olduğu böylece anlaşılmıştı. Dışarıdaki hayvanların bakışları domuzdan insana, sonra tekrar domuza yöneliyordu, ama artık birini diğerinden ayırmaya imkân yoktu.
Sayfa 94 - Sahi Kitap 1. Baskıda 94. sayfa·Kitabı okudu
Arka ayakları üzerinde duran bir domuzdu bu. Evet bu Cırlak'tı. Ve tam o sırada çiftlik evinin kapısından hepsi 2 ayak üzerinde yürüyen bir grup domuz çıktı. Sonra köpeklerden muazzam bir uluma, kara horozdan da tiz bir ötüş koptu ve kapının etrafında zıplayan köpeklerin arasından gayet azametli bir şekilde diklikle yürüyen, etrafa mağrur bakışlar gönderen Napolyon çıktı.
Toynağında bir kırbaç vardı.
Ölümcül bir sessizlik çökmüştü etrafa. Dünya sanki tersine dönmüştü. Ve sonra bir an geldi, ilk şok dağılır gibi olunca her şeye rağmen birkaç itiraz duyuldu. Ama aynı anda işaret verilmiş gibi koyunlardan muazzam bir meleme koptu:
''Dört ayak iyidir, iki ayak DAHA İYİDİR!''
Bu fasıl beş dakika sürdü. Benjamin bir burnun omzunu dürtüklediğini hissetti. Yonca'ydı bu. Hiçbir şey söylemeden Benjamin'in yelesini çekiştirdi ve onu büyük ahırın köşesine, Yedi Emirin yazılı olduğu yere götürdü. Yonca ''Gözüm görmüyor artık.'' dedi. ''Yedi Emir eskiden olduğu haliyle mi, Benjamin?''
Benjamin ona duvarda yazılı olanları okudu. Artık tek emir vardı orada.
BÜTÜN HAYVANLAR EŞİTTİR
AMA BAZILARI DİĞERLERİNDEN DAHA EŞİTTİR
Sahi Kitap 1. Baskıda, 88. ve 89. sayfalardan kısaltılmıştır·Kitabı okudu