Tepeden aşağı bakarken Yonca'nın gözleri doldu. Düşüncelerini dile getirebilse, onca zaman önce insan ırkını alaşağı etmek için çaba göstermeye başladıklarında, amaçladıkları şeyin bu olmadığını söylerdi. Yaşlı Bilge'nin isyan fikrini kafalarına soktuğu o ilk gece ileriye baktıklarında görmek istedikleri şey o dehşet ve kıyım sahnesi değildi. Eğer Yonca'nın zihninde geleceğe dönük bir tablo varsa, o da hayvanların açlıktan ve kamçıdan azade kaldığı, birbirlerine eşit olduğu, hepsinin kapasitesi uyarınca çalıştığı, tıpkı kendisinin Bilge'nin konuştuğu akşam ördek yavrularına yaptığı gibi güçlünün zayıfı koruduğu bir toplumu yansıtıyordu.
Sayfa 61 - Sahi Kitap 1. Baskıda, 61. sayfada, karakter Yonca'nın düşünceleri·Kitabı okudu
...Sevgi ve arkadaşlık arzusu duymaya devam ediyordum, ama yine de hor görülüp dışlanıyordum. Adaletsizlik değil mi bu? bütün insanlık bana karşı suç işlemişken, tek suçlu ben miyim? Dostunu (kendi) kapısından hakaretle kovan Felix'ten neden nefret etmiyorsun? Neden çocuğunun kurtarıcısını yok etmeye çalışan köylüye lanetler yağdırmıyorsun? Tabii, onlar erdemli ve pirüpak varlıklar ya! Ben, sefil ve terk edilmiş ben ise hor görülüp dışlanacak, tekmelenip ayaklar altına alınacak bir hilkat garibesiyim. Bu adaletsizliği hatırladıkça şimdi bile öfkeden kuduruyorum.
Sayfa 262 - Turkuvaz Yayınevi 1. baskıda, Victor Frankenstein tarafından üretilen yaratık tarafından söylendi·Kitabı okudu
...Oysa insanlar için doğal yaşam insanca yaşamdır. Ama bunu anlamıyorlar. Anlamak istemiyorlar. İnsanca yaşamak çok güç, o nedenle hiç olmazsa kurgusal düzeyde bundan kurtulma isteği var.
Sayfa 15 - Can Yayınevi, 66. baskının önsözünde Ahmet Celal tarafından Kafka'dan alıntılandı·Kitabı okudu