Ömer Damar

Ömer Damar
@Omerdamr1
Güvendiğiniz padişahınız, o da bir gün devrilir.
Her otobüsü kaçırmış bir halkın çocuklarıyız
Puan vermedi·476 syf.··
2025 3. kitabı
Uzun zaman önce okumayı hedeflediğim ve nihayet başlayıp okudukça ah vah çekerek bitirdiğim bir kitap . Neden geri kaldık, ne zamandan beri gerideyiz, neden Batıya ayak uyduramadık, bozulmalar nerede başladı gibi pek çok soruya cevap veriyor bu kitap. İlk bozulma Osmanlı'nın son 150 200 yılından başlamakta ve günümüze kadar sürmektedir. Bozulmamızın tabiri caizse geri kalmamızın ilk ve ana nedeni en değerli hazinemiz olan toprağa ihanet etmemizle başlıyor. Tımarlı sipahi sisteminden vazgeçip Batının serbest ekonomisine geçişimiz yani ferdiyetçilik akımınıza kapılmamız sonun başlangıcı nitelğindedir. Tarımı ağaların paşaların eline bırakıp toprak mülkiyetini tekelleştirip halkı üretime küstürdük. Derebeylik sistemiyle halk zulüm gördü, toprağını kaybetti, kıtlıktan kırıldı ve aç kaldık. Sanayi devrimine de geç kaldık, burjuvaziye de. Avrupa'nın modern sanayiye geçişini, hızlı üretimini vitrinden izledik. Makinesiz kaldık daha sonradan getirilen makinelerle işsiz kaldık. Tüccar eşraf ikilisiyle her daim ortak ve yandaş olan iktidar sahipleri önce Osmanlı'yi sonra Cumhuriyeti Avrupa'nın açık pazarı haline getirdi. Bu sebepten Batıya bağlı kaldık. İşinin ehli olmayan ve sadece çıkar ilkesine göre hareket eden, toprağı da sanayiyi de sözde üst akıllara peşkeş çeken yöneticiler sayesinde başsız kaldık. Önce toprak bozuldu üretim yapamadık sonra sanayi bozuldu iş yapamadık. Rejim değişikliği de geri kalmışlığın kaderini değiştiremedi. Mustafa Kemalin ilkelerini ve fikirlerini idrak edemeyenler koltuk ve menfaat peşine düşüp kendileri kulüplerde, meyhanelerde fink atarken halkı alt sınıf olarak gördüler bu yüzden de başsız kaldık. Kaldık da kaldık. Önce üretimi sonra iş gücünü bitiren üst akıllar eğitimi de bitirmeye karar verdiler. Cumhuriyetin en büyük kazanımı
Türkiye'de Geri Kalmışlığın Tarihiİsmail Cem · İş Bankası Kültür Yayınları · 2008648 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
İflah olmaz bir sancı
Puan vermedi·216 syf.··
2024 19. kitabı
Öncelikle bir tavsiye ile başlamak istiyorum. En ufak bi kıvılcımla depresif ruh haline bürünenler bu kitabı sindire sindire okumalı. Çünkü aşırı sancı içerir. Azil ilk okuduğumda küçük bir çocuğun basit hayal dünyası ve alınmayan oyuncaktan sonra şımaran çocuk istemi uyandırdı bende. Ancak durumun böyle olmadığını ve Asil'in onarılmayacak yaralara sahip olduğunu öğrendiğimde ona ortak oldum. Asil gerçek sorulara gerçek cevaplar istiyor bunu da ne pahasına olursa olsun denemekten vazgeçmiyor. Kendisine karşı mağlup, bi türlü içindeki sesi dinderememekten şikayetçi. Nefreti herkese, nefreti hiç kimseye. Basit yaşamak ve salt gerçeklikle boğuşmak istiyor. Yazma ve olasılık konusunda üstüne yok . Bir ayda 3 kitap da çıkarabilir, bir işletmenin batıp batmayacağını da hesaplar. Asil kendisi olamıyor, asil başkası olamıyor. İçinden insanların ne kadar acımasız ve kötü olduklarını haykırmak istiyor. Asil yaşayamıyor, yaşıyor rolü yapıyor.
Hayata Dair
AzilHakan Günday · Doğan Kitap · 202411,3bin okunma