Mükemmeliğin şahikası
10 yasaların dokunamadığı suçluyu bir tekerlemeye bağlı kalarak ve mesleğinizin içinde bastırılmış fantezi denebilecek şekillerde nasıl öldürürsünüz?
İşte böyle!
Martin eden; kitabın ana kahramanıdır. Olay örgüsünü ilmik ilmik dokuyan yazar baştan sona keyifle okuyacağımız bir kitap sunuyor bizlere. Kitapta bir aristokrata aşık olan adam onu nasıl elde ederim diye düşünürken eğer onun seviyesine çıkarsa (ki o dediğimiz Ruth) birlikte olabileceklerini anlıyor ve okumaya başlıyor basit okunabiletisi alt kesime göre ayarlanmış kitaplardan bireyci felsefe yapan yazarlara kadar çıkmayı başarıyor. Bunun yanında para da kazanması gerekmektedir hayatını denizde ve çamaşırhanede kitaptaki deyişle beygir gibi çalışan adam (Martin Eden) en son yazarlıkta karar kılarak küçük hikayeler yazmaya başlıyor (bunlardan birkaçı serüven, tencere, hayat şarabıdır) ve yazdıklarını çeşitli dergilere gönderiyor ama çoğu geri çevriliyor. Ruth ona bir işe girmesini diretse de vazgeçmeyip devam ediyor. Bir gün sosyalistlerin bir toplantısını sosyoloji hakkında bilgisini artırmak için katılırken söz alıp kürsüde bir konuşma yapıyor. Yaptığı konuşma sansasyonel bir olay olarak düzmece bir şekilde gazetede yayınlanınca Ruth Martin ile görüşmeyi reddediyor. Daha sonra kaderin cilvesi ya Martinin ardı sıra tüm yazıları kabul ediliyor.ve Ruth odasına kadar gelip ondan af dilediğinde onu kabul etmiyor Martin. Peki neden?
Çünkü yazdığı hikayeler o ünlü olmadan önceki yazdığı hikayelerin aynısıydı ve tanınmaya başladıktan sonra Ruthun ona dönüşü hazin bir olaydı yüreğinde. Kitabın gelişme kısmı da böyleydi sonuç kısmında ise manevi doygunluğa ulaşan Martin Eden kendini gemi ile yolculuk esnasında denize atar ve boğularak intihar etmiş olur. Benim beğenmediğim kısım da işte burasıdır hayatında tek sevda problemi varken herşey iyiden iyiye gitmekteyken böyle üzücü bir son iyi olmadı fikrimce.
Saygılarımla;
Ömer Faruk Turşak