Yirmi dört kişinin öldüğü büyük bir trafik kazasından sağ çıkan kahramanımız hayattaki tek şansını burada kullanmadığını fark ediyor. Bu kazadan sonra sıradışı olaylar silsilesi peşini bırakmıyor. Sokak ortasında bıçaklanıyor, boğulmakta olan birini sudan kurtarıyor, intihar eden biriyle birlikte yüksek bir binadan düşüyor. Mucize şekilde tüm bu olaylardan sonra hastanede uyanıyor. Ünü artık ülke çapında yayılıyor. Mucize adamın sırrını öğrenmeye çalışan medya ordusu peşine takılıyor. Fakat bu sırrı kendisi de bilmiyor.
Kazadan sonra hayallerinden biri olan resim sergisi açabilmek için gümrük müdürlüğündeki görevinden istifa ediyor. Evde çizdiği resimlerle kendi iç benliğinde büyük çatışmalara giriyor. Yaşadığı hiç bir olayın sonrasını hatırlamıyor.
O farkında olmadan çocukluğundan yaşadığı aile şiddeti bu kazadan sonra onu bir dizi cinayetlere itiyor. Kendi içindeki sırrı bulabilmek için psikolojik tedavi görmeye karar veriyor. Bu eylem ise onu En büyük sırlarından biri olan “sarı” ya ulaştırıyor.
Geçmişinin izinden gelen “Elif” ise onun büyük aşkı olmasının yanı sıra en büyük destekçisi rolünü üstleniyor.
Çocukluk travmaları insanı ne kadar şiddete meyilli edebilir, Şiddeti ne kadar öteye taşıyabilir çok güzel bir özetlenmiş.
Yazarımız kahramanın iç çatışmalarını anlatırken okura da alt metinde sorular sormayı başarabilmiş. Özellikle kitabın akışı içindeki ani geçişler kitaba farklı bir tarz katmış. Bu teknik ile olayların oluş şekli okurun hayal gücüne bırakılmış.
Sözcükleri estetikli şekilde kullanan Dersim Özel’in kalemi de hayal gücü kadar geniş ve sağlam.
SarıDersim Özel · Edebiyatist Yayınevi · 2025193 okunma