Fransa'nın burkayı yasaklaması bir tesadüf değildir. Türkiye' de sahte bir türban sorununun da gündeme ısıtılıp ısıtılıp getirilmesi de tesadüf değildir. Avrupa 'da müslümanlar istenmiyor, Türkler de istenmiyor. Hele hem Türk, hem müslüman isen en kötüsü
Sayfa 73 - Avrupa, İslam ve Çok Kültürlülük Batı'nın İslam Sorunu Var·Kitabı okuyor
Batı ikiyüzlüdür. Türklere daha dün yapılan katliamlar dünyaya duyurulmaz iken soykırım olmadığı halde asıl haydutlar dünyada mazlum rollerini oynuyorlar.
Sadece Hocalı mı? Kıbrıs Türklerinin Rumlar tarafından katliamı, Telafer ve Felluce katliamları, Balkanlarda Bosna ve Kosova, lrak'da Türkmenlerin katledilmesi, Kırım Türklerinin 1 945 'de Sibirya'ya sürülmesi
Medine'de nâzil olmuştur. 29 âyettir. Bu mübarek surenin içinde demir mânasına gelen hadîd zikredildiği için, Hadîd adını almıştır. Demirin ise insan hayatındaki rolü anlatılamayacak kadar büyüktür. Adeta demirsiz hayatı düşünmek bile zordur. Diğer Medenî sureler gibi yaşama, eğitim ve yönlendirmeye önem verir. İslam toplumunun yapısını; saf inanç, güzel ahlâk ve hikmetli kanun koyma esasına göre kuracak kaideleri koyar. Bu mübarek sure söze Yüce yaratıcının büyüklüğünden söz ederek başlar ki; ağaç, taş, toprak, insan, hayvan ve cansız varlık olarak kâinatta ne varsa, hepsi onu tesbîh eder ve hepsi O'nun büyüklüğünü ikrar edip birliğine şâhidlik eder. Sure; kâinatın tamamının Allah'ın mülkü olduğu ve tasarruf hakkının da yalnız O'na âit bulunduğundan, din ve Allah yolunda malı ve canı feda etmek gerektiğinden ve dünyaya ise asla aldanılmamasından önemle bahseder. Bundan sonra süre Yüce Allah'ın güzel sıfatlarını ve yüce isimlerini anlatır. Ardından müslümanları, İslâm'ı azîz kılacak ve şanını yüceltecek şeyleri Allah yolunda harcamaya, cömertliğe çağıran âyetler gelir. Müminin dünyada mutluluğa, âhirette sevaba nail olması için, malı ve canıyla cihad etmesi gerektiğinden bahseder. Dünya ve âhiretin hakikatını anlatır ve onları en ince bir şekilde tasvir eder. Bu mübarek sure, Rasulü Ekrem [s.a.)in peygamber olarak gönderilmesindeki gayeyi bildirerek, Yüce Allah'dan korkmayı ve peygamberlerine uymayı emrederek sona erer.
Mekke'de nâzil olmuştur. 96 âyettir. Bu mübarek süre kıyametin hallerini, kıyamet koparken meydana gelecek olan dehşetli durumları ve insanların üç gruba ayrılışlarını anlatır. Bu üç grup; amel defterleri sağından verilenler, amel defterleri solundan verilenler ve sâbikun (öndekiler) dur. Bu sayılan üç grubun âkibetini ve Allah’ın onlar için kıyamet günü hazırlamış olduğu âdil mükâfat ve cezayı anlatır.
Bununla beraber insanın yaratılmasında, bitkilerin çıkarılmasında, yağmurun indirilmesinde ve Allah'ın ateşe vermiş olduğu güçte; O'nun varlığını, birliğini ve eşsiz yaratma ve meydana getirmedeki sonsuz gücünü gösteren deliller gösterir.
Daha sonra Kur'an-i Kerîm'in şanının yüce olduğunu, âlemlerin Rabbi tarafından indirildiğini ve insanın ölüm anında karşılaşacağı sıkıntı ve korkuları anlatır. En sonunda da sure bahtiyarlar, bedbahtlar ve cennet ehlinden hayırda öncülük eden üç grubu anlatıp, bunlardan her birinin âkibetini açıklayarak sona erer.