I.Yazarın “Kayıp Yılları” ve Şiirsel Zirvesi William Shakespeare (1564 -1616), İngiliz edebiyatının ve dünya dram sanatının en güçlü kalemi olarak kabul edilir. İlginçtir ki; 1585-1592 yılları arası “kayıp yıllar” olarak bilinir ve bu sürece dair hiçbir kayıt yoktur. Yazar bu eseri kaleme aldığında şiirsel yeteneğinin doruğundadır; metni sadece bir sahne metni değil, her satırı titizlikle işlenmiş birer sonnet estetiğinde kurgular. Eserdeki dil, karakterlerin sınıfsal durumunu yansıtır: Soylular ağdalı ve kafiyeli konuşurken, halk tabakası (örneğin Dadı) daha düz ve kaba bir dil kullanır.
II. Beş Perdelik Bir Hız Trajedisi Romeo & Juliet basit bir aşk hikâyesi sanılsa da; toplumsal nefretin ve fevri gençliğin zamansız bir tahlilidir. Oyunun en çarpıcı özelliği hızıdır. Tüm olay örgüsü sadece 4-5 günlük bir zaman dilimine sıkıştırılmıştır. *External Conflict (Dışsal Çatışma): Montegue ve Capulet ailelerinin bitmek bilmeyen düşmanlığı. *Internal Conflict (İçsel Çatışma): Karakterlerin aile sadakati ile bireysel arzuları arasındaki sıkışmışlık. Shakespeare, tempoyu o kadar yüksek tutar ki karakterlerin durup düşünmesine imkân tanımaz; bu da okuyucuyu kaçınılmaz sona doğru sürükler.
III. Juliet: İtaatkâr Bir Çocuktan Dinamik Bir Karaktere Trajedinin görünür merkezi Romeo olsa da, metnin asıl Dynamic Character’ı (Dinamik Karakter) Juliet’tir. Başlangıçta ailesine itaat eden bir çocukken; oyun sonunda dünyayı ve ölümü göze alan iradeli bir kadına dönüşür. Meşhur “Gülün adı başka olsaydı da aynı kokmaz mıydı?” sorusu onun yaşadığı büyük iç çatışmanın özetidir.
IV. Metnin Filolojik Şifreleri ve Edebi Sanatlar Shakespeare, metni güçlendirmek ve okuru finale hazırlamak için güçlü teknikler kullanır:
-Foreshadowing (Önceden Sezdirme):