S

Sabitlenmiş gönderi
“İnsan onarmadığı her zaafıyla, öğrenemediği her aptallığıyla, güçlenemediği her zayıflığıyla, gerçekliği reddettiği her kendini kandırmasıyla, hayal kırıklığına giden yolun taşlarını bir bir döşer. Sonrasında ya öğrenir ya da bir suçlu arar durur.”
Alıntı
"Asıl bağ kurabildiğimiz her şey, benzer yaraları aldığımız, benzer düşüşleri ve kalkışları yaşadığımız deneyimlerle şekillenir. Kimse sadece "başarmış" birinin bitiş çizgisine bakıp ondan kendine samimi bir değer katmaz. Biz hikayenin sonundaki kupayı değil; o yoldaki vazgeçmeyişleri, düşüşleri ve o düşüşten sonraki insani çabayı görmek isteriz."
Alıntı
"Temiz bir odayı kendi haline bıraktığınızda oda kendi kendine temiz kalmaz. Tozlar birikir ve eşyalar yer değiştirir. Düzenin sürmesi için odaya dışarıdan enerji uygulamak zorunludur. İnsan zihni, ilişkilerin, kariyerin veya kişisel disiplinin ekstra bir çaba harcamadan mevcut seviyesini koruyacağını zanneder. Bu durum psikolojide "statüko yanılgısı" olarak bilinir. Oysa psikolojik ve sosyolojik yapılar da fizik kurallarına tabidir. Yatırım yapılmayan her bağ, gösterilmeyen her irade hücresi zamanla zayıflar ve yıkılır. Üzerine hiç konuşulmayan ve sorunları çözülmeyen dostlukların zamanla kendiliğinden kopması bu yasanın bir sonucudur. Ayrılık için kavga etmeye gerek yoktur; iletişimi kesmek yeterlidir. Hayatı inşa etmek için büyük eylemler gerekir fakat hayatı yıkmak için hiçbir şey yapmamak yeterlidir."
Alıntı
"İnsan beyni tek bir parça değildir; evrimsel süreçte üst üste binen üç farklı katmandan oluşan bir "şirket" gibidir. En altta ilkel (sürüngen) beyin hayatta kalma ve refleksleri yönetir; nefes almanı, acıkmanı ve tehlikeden kaçmanı sağlar. Ortada duygusal (limbik) beyin yer alır; korku, haz ve sosyal bağları yöneten, memeli mirasıdır. En üstte ise sadece primatlarda gelişmiş olan akılcı beyin (korteks) bulunur; mantık yürütür, vergi hesaplar ve gelecek planı yapar. Gece yatağa yattığında ertesi sabah spor yapmaya karar veren kişi "akılcı" olandır. Sabah alarm çaldığında o sıcacık yorgandan çıkmak istemeyen, güvenliğine ve konforuna aşırı düşkün olan ise "ilkel" tarafındır. Spor salonuna gittiğinde ise diğer insanların seni nasıl gördüğünü dert eden, sosyal statü peşindeki "duygusal" beynindir. Sen kararsız değilsin, sadece içindeki bu üç katman aynı anda farklı dillerde konuşuyor. Zihnindeki gürültü bir arıza değil, tasarımın bir parçasıdır. Karmaşıklığın, atalarının sana bıraktığı en büyük mirastır."
Alıntı
"Bataklığa saplanan bir insanı gözlemleyin. Bu insan panik içinde kurtulmaya çalıştıkça ve çırpındıkça daha derinlere batar. Sorundan kaçmak için harcanan her kontrolsüz enerji, bataklığın kişiyi yutma hızını artırır. İnsanlar hayatlarındaki krizleri çözmek için genellikle "daha fazla aynı şeyi" yaparlar. Ancak sistemi kilitleleyen şey, tam olarak bu aynı yöntemde ısrar edilmesidir. Psikolojide bu durum "Birinci Dereceden Değişim" tuzağıdır. Birey, sistemin kurallarını değiştirmeden sadece sistem içindeki davranışların dozunu artırır. Endişeyi yok etmeye çalışmak endişeyi besler. Uykusuzluğu çözmek için yatakta kendini zorlamak uykuyu kaçırır. İnsan beyni, problemi çözmeye odaklandığı an problemi zihninde sürekli canlı tutarak kendi krizini yaratır. Özgüven kazanmak için sürekli kişisel gelişim kitapları okuyan insanlar, her yeni kitapta aslında ne kadar eksik olduklarını kendilerine hatırlatırlar. Kurtulmak için attığın her bilinçsiz adım, seni tutsak eden zinciri daha da sıkılaştırır."
Alıntı