"İşte sana verilmiş bu can, sana verilmiş bu yaşam, nefesle sağlanıyor. Nefesi, seni canlı tutan enerji hattı gibi düşün. Bir hortum. İnsan, işlemediğinde, o hattı dur kalklı, olması gerektiği gibi işlemeyen bir hale getiriyor. Yani hortumun işlevini bozuyor. Neden? Çünkü yaşamla ilişkisi çarpık. Yaşamı kendisine karşı olan, bu yüzden ondan korunulması gereken, ona karşı savunulması gereken, kontrol edilmesi gereken bir şey olarak görüyor. Daha küçücük yaştan oluşturduğu korkuları, endişeleri, dünya ya da kendi ile ilgili inançları, hikâyeleri ile daraltıyor da daraltıyor o bağlantıyı... O zaman işte kaynakla bağlantın da zayıflıyor. Gelmeli gitmeli. Makineye voltaj gelip gitmesi gibi. O zaman da gerçekten yaşayamıyorsun. Kopuk-sun, kayıpsın. Hep bir tıkanıklık, ne yapsan değiştiremediğin tekrar eden sahneler, kişiler... Hep sıkışıklık, baskı, çaba. Olduramıyor insan kendini."