Hayatımız boyunca özlemini çektiğimiz, bizi inim inim inletip de tatlı bulantılara sevk eden tek şey muhtemelen rahimdeyken yaşadığımız ve - - kabullenmek istemesek de - - ancak ölümle tekrarlanabilecek yitik bir mutluluğun anısı olmalı. Fakat ölmeyi kim ister ki?
dünyaya babanın çatısının altında her şeye inanan tatlı bir çocuk olarak geliyordun, sonra kayıtsızlık günleri gelip çatıyordu ve perişan, sefil, yoksul, kör ve çıplak olduğunu kavrayıp tüyler ürpertici, acınası bir hayatın imgesi eşliğinde ürpererek karabasanvari bir hayat yaşıyordun.