Onur Küçükakça

Onur Küçükakça
@Onur_Kucukakca
Umutsuz durumlar yoktur. Umutsuz insanlar vardır.Ben hiçbir zaman umudumu yitirmedim. Mustafa Kemal Atatürk
1000Kitap
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Freud, Uygarlığın Huzursuzluğu’nda konuyu “İnsanın en iyi bildiğini sandığı şey kendisidir, başka her şeyden keskin sınırlarla ayrılmış, özerk ve birlik içindeki kendisi” sözleriyle açar. Ama ardından psikanalizin benliğin altbenlikle sınırlarının yer yer belirsizleştiğini keşfetmesinden dem vurur. Sonra bizi teskin edercesine “En azından dışarıya karşı açık ve keskin sınırlarımız var gibidir” diye sürdürür. Ama bu kez, “Benliğin bu sınırı koruyamadığı yalnızca bir durum vardır” sözleriyle merak uyandırır ve “bu durumun” olağandışı olmakla birlikte patolojik olarak kabul edilemeyeceğini ilave eder. Sonunda “bu durumun” ne olduğunu söyler, aşık olma halidir bu. Aşık kişi ben ve sen ayrımını yitirir, bu ikisi bir ve aynıymış ve bu durum da mutlak bir gerçeklikmiş gibi davranır.
Sayfa 17 - Okuyanus
Bir şehre uzaktan bakarken dikkatimi en çok çeken şeylerden biri, gecekondu yaşamı ile site yaşamının iç içe geçtiği noktalardır. Hatta kimi zaman bu mahallelerde gezerken; karton toplayan insanlara, evinin önünde bağırarak oynayan çocuklara bakar, arkalarında yükselen devasa binaların, onların hayatlarına nasıl sessizce ve habersizce girmekte olduğunu düşünürüm. Hızla değişen dünyada baş döndürücü gerçeklere uyum sağlamak ve eski alışkanlıklarla vedalaşmak da biraz buna benzer. İnsan değişmek istemese bile, bazı gerçekler hayatın önüne bir şart koyar: Tamam mı, devam mı? Örneğin; bir zamanlar güvenli, tanıdık ve yeterli görünen hayat biçimleri, zamanla etrafında yükselen yeni gerçeklikler karşısında eski anlamını yitirebilir. Kişi hâlâ aynı sokakta, aynı alışkanlıklarla, aynı düşünme biçimiyle yaşamaya çalışır; fakat dünya çoktan başka bir dile, başka bir hıza, başka bir düzene geçmiştir. Değişim bazen insanın kapısını çalmaz. Doğrudan mahallesine, sokağına, hatta zihninin içine inşa edilir. Ve insan eninde sonunda şunu sormak zorunda kalır: Ben bu değişimin neresindeyim? Ona direniyor muyum, yoksa onunla birlikte yeni bir anlam mı kuruyorum? Onur Küçükakça
Duygu ve Düşünce
Özşefkat içeriklerinin bu kadar popüler olduğu bir dönemde, kendine acımasız olmanın ne olduğunu bilen birkaç kişiyle denk gelmek isterdim. Dünya bir gözlük ve duygularımız birer mercekse, dünyaya en objektif en gerçekçi bakabildiğimiz mercek öfkedir. Çünkü biz her şeyi kendimizi iyi hissedeceğimiz şekilde hatırlarız olduğu gibi değil. Kıymetli olan şey unutmamak değil, doğru hatırlayabilmektir. Gabriel García Márquez bu durumu şu sözleriyle betimler: Hayat, insanın yaşadığı değildir; aslolán, hatırladığı ve anlatmak için nasıl hatırladığıdır. Burada bahsedilen acımasızlığın, aslında ne olduğunu bilmek zorunda kalmak iyi bir şey mi kötü bir şey mi hâlâ cevabını veremiyorum. İstediğin her şeyi yapmak yerine, nelerden sakınman gerektiğini bildiğin bir duygudur bu. Tavrın merakını yenmesi gereken bir duygu. Yarattığın dünyanın, dünyanın kendisinden daha güzel olduğu bir duygu. Dünyanın entropisinden kurtulup, kendi kaosunu yaratabildiğin bir duygu... Buradaki acımasızlık insanı yok eden bir nefret değil; kömürü elmasa dönüştüren o yüksek basınç gibidir. Yani kör bir öfke değil, keskin ve şefkatsiz bir dürüstlüktür. İnsanın kendi zayıflıklarına, ertelemelerine ve bahanelerine karşı acımasız bir dürüstlük sergilemesi, dışsal mekanizmaların (sistem, toplum veya sosyal medya) onu manipüle etmesini engeller. Bu anlamda acımasızlık, bir başkasının kölesi olmamak için kendinin efendisi olma eylemidir. Yere düşenler değil, zemine çarpanlar zaten istemsiz öfkeli ve acımasız olurlar. Canetti "Yere düşenler kendilerine geldiklerinde, artık başka bir insan olurlar." bu acımasızlığın gerçekçiliğini belirtir. Cioran ise Aşka, hırsa, topluma sırt çevirenlerden kendinizi sakınınız. Vazgeçmiş olmanın intikamını alacaklardır." -Bilgi Arkeoloğu @bilgiarkeologu
Sen benim hayatta tesadüflerin güzelliğine inanmamı sağladın,bazen en güzel şeyler oluverir sonra yıllardır onu beklediğinin farkına varırsın,bir mücadelenin ötesidir bu.. Onur Küçükakça
Duygu ve Düşünce