Düşüş imgesi içermeyen bir şeye öykü denemez her öykü nihayetinde bir düşüşe sahne olur ki bunun aksi, bildiğimiz ve sahip olduğumuz anlamıyla insan zihnine sığmayacaktır.
Belki de tüm büyük edebi eserlerin ihtiva ettiği kudret, kuşkuculuğun ve güvensizliğin askıya alınıp gözü pekliğin öne çıktığı bu anlık zaman diliminde gizlidir.
Popüler kültürün yorulmak nedir bilmez çarkları sayesinde, günümüzde Yüzüklerin Efendisi destan-yaratımı denen sanatın evrensel anlamda kabul gören bir sembolü konumuna gelmiş ve dünyanın efsanelerden, halk öykülerinden ve peri masallarından müteşekkil, geçmişi asırlara dayanan dağarcığı içinde kendisine haklı bir yer edinmiştir. Fakat Tolkien,in gözünde Bilbo Baggins'in serüvenleri ve yeğeni Frodo'nun çıktığı anıtsal sefer, izleri çok çok uzak bir geçmişe değin sürülebilecek çok daha kapsamlı bir hikayenin parçasından ibaretti.
Ilúvatar'ın, İnsanoğlu'nun üzerine yaydığı ölüm yazgısından kaçamadılar, hâlâ ölümlüydüler, ömürleri çok uzun olsa ve hiç hastalık bilmeseler de gölge üzerlerine çok önceden düşmüştü.