Sonunda elbette aydınlanma vardır ama hakikatin ışığına hazır değilseniz gözleriniz yanabilir. Mağaradan çıkan herkes dışarıdaki ışığa hemen adapte olamaz ki...
Hızır yerdekilerin, İlyas da denizdekilerin yardımına koşar. İkisinin buluştuğu gün Hızır-İlyas buluşmasıdır. Kelime zamanla fonetik bozulmaya uğramış ve “hıdrellez” hâline gelmiş. Kışın bitip baharın ve yazın başladığı gün...
Toprağı ne kadar eker, biçer ve korursan o kadar sağlıklı ürün alırsın. Aksi hâlde toprak çorak kalır, tohum kurur, ekin ölür. Varlık da insana benzer cevaplar veriyor: Varlığı koruyup kollar, ona sahip çıkar, onun çobanı olursan varlık da sana ona göre bir alan açar. Tahakküm, tasallut ve istismar yoluna gidersen varlık yokluğa, anlam hiçliğe, hakikat yanılgıya dönüşür. Sahici düşünce, insanın varlığın çobanı olmayı kabul ettiği yerde kök salmaya başlar.
Şehrin konforuna, yapmacık düzenine, mükemmel ama ruhsuz sistemine alışan insan, Varlık’la olan ilişkisinde de yapmacık, konformist ve yüzeysel hâle gelir.