Rivayete göre taş bir kâğıt toplayıcısı tarafından bir çöpün içinde bulunur ve değeri anlaşılamayan taş bir eskiciye 3 kaşık karşılığı satılır.
Değeri anlaşılınca taş kuyumcudan kuyumcu başına, oradan Sadrazama ve en sonunda IV. Mehmet’e kadar gider. Günümüzde de Topkapı Sarayın’da sergilenmektedir.
Kaşıkçı Elmasının bir çöpün içinden çıkması, değersiz görülerek 3 kaşığa satılması onun değerinden bir şey kaybettirmemiştir. 17. yy da bulanan bu taş halen değerini korumaktadır.
Hiç şüphe yok ki zamanla iyi bir sarraf değerli olanın gerçek değerini muhakkak anlar.
Okul başarısı hayat başarısı mıdır? Bence okul başarısı hayat başarısı ile eş değer değildir. Bana göre hayattaki en önemli şey hayal kurabilmek ve hırs ile hayallerinin peşinden gidebilmek.
İshak bey küçük yaşlarda tüccar bir babanın oğlu. Ailesi ile zaman içerisinde büyük zorluklar yaşıyor. En fazla liseye kadar okuyabiliyor. Hayalleri var, yurt dışında klima yapımını öğrenip Türkiye de bir şirket kurmak. Hayal kuruyor, hayallerinin peşinden hırsla gidiyor. Mevcut düzenini bozup İsveç’e giderek kaynakçı olarak çalışmaya başlıyor. Sonunda Alarko şirketler grubunu kuruyor.
Kendi kendine sadece dönemin plaklarını dinleyerek bir çok dil öğreniyor. Şimdilerde bir çok kursa gidip öğrenemediğimiz yabancı dilleri dönemin imkanları ile tek başına öğrenebiliyor. İletişimi kuvvetli tutuyor, insana değer veriyor, iş seçmiyor, ego yapmıyor ve çalışıyor. Okuyuculara tavsiye edebileceğim bir kitaptır. Bir solukta okudum.