Kadınlar, kötü düşüncelere ve kurnazlığa erkeklerden daha yatkındırlar. Kentler fethetmiş nice cesur adamlar gördüm kadınların adeta kölesi olmuştular.
Biri çıkıp da Marcus'a "iç dinginliğinden" daha güzel bir şey vardır dese, kalkıpta bu kişinin fikrini değiştirmeye çalışmaz. Onun yerine, gidip o sözünü ettiği şeye tüm benliğiyle kendini adamasını tavsiye eder. Dinginliğin uğruna çabalamaya değer bir şey olduğunu ispata mecbur hissetmez kendini.
Bre zavallı insan, az mı derdin var ki kendine yeni dertler uyduruyorsun. Az mı kötü haldesin ki yeni çirkinlikler peşinde koşuyorsun? Sen tut doğanın şaşmaz, hiç bir yerde değişmez yasalarını hor gör, sonra git o tek taraflı, acayip, uygunsuz yasalara uymaya çabala. Üstelik bu yasalar ne kadar özel, dar, dayanıksız, gerçeğe aykırı olursa çabaların da o ölçüde artıyor senin.
Başkalarına güleriz ama hepimizin düştüğü bir haldir bu: Kimse cimri olduğunu, kıskanç olduğunu vs. kabul etmez... Benim yükseklerde gözüm yok ama Roma'da başka türlüde yaşanmaz ki deriz; ben gösterişi sevmem ama şehir öyle istiyor deriz; Dışımızda aramayalım kötülüğü, içimizdedir o; ciğerlerimize işlemiştir. Hasta olduğumuzu bilmemekse büsbütün zorlaştırır iyileşmemizi..|