Çocukluğumuzdan beri bazı şeylerin iyi, bazı şeylerin kötü olarak sunulduğunu işittik. Bize bunlardan söz edenler, kendi yönelimlerine ait fikirleri aklımıza kazıdılar. Bu şeylerin gerçek değerini değil de insanların kanaatinde sahip oldukları değerini belledik. Düşünen, kendini akıntıya kaptırmayan filozofa, "tuhaf" yaftası taktık. Derin düşünme çabası gösterenlere, cevher peşinde koşan ama yıldızlara bakarken önündeki kuyuya düşen tip gözüyle baktık.