Bu kitap hakkında düşüncelerim oldukça karışık, söylemek istediğim noktalar da sanırım genellikle yazarın tarzıyla ilgili. Gömeceğim kısımları tüm kitabı okurken düşünüp durdum.
Yorumum genel kitapları hakkında spoiler içerebilir, okumak isteyenlerin bilgisi olsun.
Genel kitabı değerlendirmem gerekirse, ben zoraki evlilik/anlaşmalı evlilik temalarını hiç sevmeyen biri olarak okurken keyif aldım. Yani böyle çok törevari veya korkunç seviyede birbirlerine saygısızlıklar yapılmadığı için beni rahatsız etmedi. Bu konsepti sıkmadan yapabildiği için tebrik ederim ancak klişe ve klişe.
Yazım dili zaten oldukça basit ve anlaşılır. Yazarın diyalog kurma becerisinin şahsen iyi olduğunu düşünüyorum.
Gelelim yakınacağım noktaya. Öncelikle neden ama neden her kitapta aynı erkek tiplemesini görmek zorunda olduğumuzu anlayamadım. Twisted serisinden hiçbir farkı olmayan bir başrol dahaydı. Hepsi çocukken bir zorluk çekmiş sonra da ben sert erkek oldum diyen zorba, güçlü ve ZENGİN tipler. Altını çiziyorum ZENGİN. Aranızda ZENGİN olduklarını anlamayan var mı? Yok mu? Tamam devam edelim.
Buna istinaden kız karakterlerimiz de bir o kadar ben kendi lafımı sokarım, kendi ayağımın üstüne de basarım diyip duran ama sürekli erkek karakterin bir şekilde yardımına muhtaç yaratılmış oluyorlar. Hep bir aile problemi, mafyatiklik, Ceo ve türevleri var. Yaz dizisi gibi gerçekten. Patron asistan olur bi dahakine Allah bilir. Neden hep aynı tipleme?
Kaslı, yakışıklı erkek yeribe bi kere de sempatik, komik falan biri yazsan ölür müsün be abla? Hadi badboy falan seviyosun böyle yazmak istiyosun neden hep erkekler peşinde koşturuyor? İnatla bi yok ben onu sevemem, istemem lafları, aşkı kabul etmeme dünyanin sonuymuş gibi davranma kompleksleri olan erkekler yazıyosun. Bir kere de kadın adamın