5 sene önce kıytırık bir yayınevinden almıştım. Tabi o zamanlar böyle bir kitabı okuyabilecek entelektüel düzeye ulaşamadığım için 200. sayfa civarlarında bırakmıştım. Ama biliyordum tekrar dönüp bu kitabı okuyacağımı. Tabi ki klasikleri okumaya başladıktan sonra aklımdaki ilk eserlerden biri Karamazov Kardeşler'di. Nihayet okudum ve mutlu bir şekilde ayrılıyorum kitaptan. Aslında olay olarak beni Suç ve Ceza kadar tatmin eden bir kitap olmadı. Olaydan çok bir düşünce kitabı. Ki kitabın tamamı hepi topu 1-2 ay içerisinde olan olayları anlattığın düşünürsek hatta ilk 500 sayfalar hikayede yalnızca 1-2 günlük bir ilerleme katediyordu. Ama bu kitapta asıl mesele olay değil düşünce olduğu için ortada bir mesafe katedilmedi diye bir şey de yok. Her sayfasında ayrı bir zevk alarak okudum. Sıkılmadan 1025 sayfayı 15 günde tamamladım. Dediğim gibi beni aşırı aşırı bağlayan bir kitap olmadı. Beğendim ve okuduğum için mutluyum. Karamazov Kardeşler bana 15 gün boyunca eşlik eden ama hiçbir zaman unutmayacağım Alyoşa'yı, İvan'ı, Dimtiri'yi ve bunların babası olan Fyodor Pavloviç Karamazov'u hayatıma katmış oldu. Kitabın özetini felan yazacak değilim burda. Öyle bir inceleme potansiyelim ve zevkim de yok zaten. Sadece duygularımı yazmayı seviyorum. Daha çok bir kitap ruh hali yorumları gibi bir şey yapıyorum aslında tüm kitap incelemelerinde. Karamazov Kardeşler, Dostoyevski'nin yazmış olduğu son kitap. Ama benim daha okuyacağım bir sürü Dostoyevski eseri var. 10/10