"- Bizim gibi sefilleri kendi halimize bırakmamalı... Bizi tam tabiriyle, tasarruf etmeli... Büyük velî, bizi bir nazariyle tasarruf etmeli... Büyük velî, bizi bir nazariyle tasarruf edip bütün dış alâkalarımızdan söküp koparmalı, kurtarmalı ve ayağının dibine serip `işte hepsi bu kadar! `demeli... "
"Maddenin mahpus olduğu kaba bir dört köşe içinde, bir takım eşya ve hâdiseleri düzenleyip, Allah'a var diyenlerle, yine bir takım eşya ve hâdiseleri düzenleyip Allah'a yok diyenlere nisbet, ruhumda beşeri kanunların tezgâhı o türlü devrildi ki, bu devrilişin altından yalnız mutlak hakikat doğrulabilirdi. Her şeyi o türlü kaybettim ki, Allah'ı kazandım."
Öyleyse bazen, hem de ezbere:
-Bir Allah'ım bilir, bir de ben...
Derken ne kadar doğruyu söylemiş oluyoruz.
En doğrusu:
-Yalnız Allah bilir...
Bu kadar!..